Küresel enerji piyasasında tansiyon yükselmeye devam ediyor. Orta Doğu’daki karmaşık siyasi gelişmelerin etkileri, petrol arz hattında yeni bir risk unsuru yaratırken, bu durumun en belirgin göstergesi Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinde gözlemleniyor. Son verilere göre, bu stratejik geçiş noktası üzerinden geçen emtia gemilerinin sayısı son 10 günlük ortalamanın yarısına düştü, bu da arz konusunda ciddi endişeleri yeniden gündeme getirdi.
Salı gününe ait raporlara göre, Hürmüz Boğazı’ndan yalnızca 6 adet yük gemisi geçti. Bu rakam, son 10 günde ortalama 12 geminin geçişine kıyasla önemli bir azalmayı temsil ediyor. Geçiş yapan gemilerin sayısı, boğazın giriş ve çıkış rotaları arasında dengeli bir şekilde dağılmış durumda (beşi boğaza giriş, biri ise çıkış yönünde). Ancak bu öncü veri, piyasa uzmanlarını alarma geçirdi: Hürmüz Boğazı’ndaki bu durum, Orta Doğu’daki gerilimlerin enerji ticaretine doğrudan yansımasının en somut kanıtı olarak kabul ediliyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki azalan gemi trafiği, İran ile ilgili gelişmelere bağlı olarak tankerlerin güvenliği ve enerji altyapısına yönelik risklerin artmasıyla da bağlantılı. Bu durum, sevkiyat süreçlerinde belirsizlik yaratırken, piyasada risk primlerinin yükselmesine neden oluyor. Kızıldeniz’in girişindeki Babülmendep Boğazı’nda da benzer bir düşüş gözlemleniyor; buradan geçen gemi sayısı son 10 günlük ortalama 27 gemiden 25’e gerilemiş durumda.
Petrol fiyatları, bu artan risklerin etkisiyle dördüncü gününe ulaştı. Brent petrol, 100 doların üzerine yükselirken, ABD ham petrolü (WTI) 94 doların sınırına yerleşti. Piyasada, fiyatlamanın artık sadece çatışma kaynaklı belirsizliklerle değil, aynı zamanda bu belirsizliklerin sevkiyat üzerindeki uzun vadeli etkileriyle de şekillendiği kabul ediliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin uzun süre düşük kalması halinde tankerlerin bekleme sürelerinin uzaması, sigorta ve navlun maliyetlerinin artması ve alternatif rotalara yönelme gibi durumlar, petrolün üzerine ek maliyet yükleyebilir. Türkiye’nin, küresel petrol fiyatlarındaki bu artıştan olumsuz etkilenmesi ise enerji faturasından akaryakıt maliyetlerine kadar geniş bir yelpazede maliyet artışlarına yol açabilir ve enflasyon beklentilerini etkileyebilir. Önümüzdeki günlerde Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin seyri, sadece enerji piyasası için değil, küresel enflasyon beklentileri açısından da kritik bir öneme sahip olacak.