ABD'nin önde gelen siber güvenlik ve istihbarat kuruluşları, son dönemde artan endişeleri resmi olarak dile getirerek, Çin merkezli büyük teknoloji şirketlerinin Amerikan yapay zeka endüstrisine yönelik operasyonlarının, ‘damıtma’ adı verilen karmaşık bir yöntemle gerçekleştirildiğini duyurdu. Bu yöntem, özellikle gelişmiş yapay zeka modellerinin, daha küçük ve özelleştirilmiş versiyonlara dönüştürülmesi yoluyla, Amerikan şirketlerin gizli teknik bilgilerini sızdırarak elde etmeyi amaçlıyor. Bu durum, ABD’nin teknolojik rekabet alanında karşı karşıya olduğu yeni bir tehdit olarak değerlendiriliyor.

FBI, Ulusal Güvenlik Şehri (NSA) ve Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA) tarafından yayınlanan ortak uyarıda, Çinli firmaların, ‘damıtma’ stratejisini, Amerikan yapay zeka firmalarının patentli ve ticari sırlarını, maliyetleri düşürmek ve pazara daha hızlı bir şekilde sunmak amacıyla kullandığı vurgulandı. Bu süreçte, şirketler karmaşık algoritmaları kullanarak, ABD’ye ait üst düzey yapay zeka modellerinin özünü ve yeteneklerini, yeni modeller üzerinde yeniden eğiterek, bu bilgileri elde ediyor. Ayrıca, ‘aktarma istasyonları’ olarak bilinen, gri pazar vekilleri aracılığıyla coğrafi kısıtlamaları ve güvenlik protokollerini aşarak, bu sızıntıları destekledikleri belirtildi. DeepSeek ve Alibaba Group gibi isimlerin, ABD’li yapay zeka firmalarına karşı, bu damıtma yöntemini kullanarak yoğun bir bilgi kampanyası yürüttüğü kaydedildi.

Bu durum, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent tarafından da sosyal medya platformu X üzerinden açıkça dile getirildi. Bessent, Çinli firmaların fikri mülkiyet ihlali sınırlarını aşan, ‘endüstriyel ölçekli damıtma saldırıları’ düzenlediğini vurgulayarak, bu firmalara karşı yaptırım uygulanabileceğini ve Varlık Listesi kısıtlamalarının gündeme gelebileceğini duyurdu. “Çinli firmalar, Amerikan yapay zeka teknolojilerini damıtan gizli ve geniş kapsamlı saldırıları sürdürdüklerinde, yaptırımlar ve Varlık Listesi’ne dahil edilme gibi önlemler alınacaktır,” şeklinde ifadede bulundu. Bu açıklamalar, ABD’nin Çin’in teknolojik ilerlemesine karşı daha sert bir tutum sergileyeceğini gösteriyor.

Bu gelişmelerin yanı sıra, yapay zeka şirketi Anthropic, üç Çinli yapay zeka laboratuvarının, ‘Claude’ adlı modelden yetenekleri çekmek amacıyla yürüttüğü endüstriyel ölçekli bir kampanya gerçekleştirdiğini iddia etti. Şirket, bu laboratuvarların, yaklaşık 24 bin sahte hesap aracılığıyla Claude ile 16 milyondan fazla etkileşim kurduğunu savundu. Google Tehdit İstihbaratı Grubu tarafından yayınlanan bir rapor ise, çeşitli motivasyonlara sahip korsanların, şirketlerin mülkiyetindeki yapay zeka modellerini ve kaynak kodlarını hedef aldığını gösteriyor. Bu durum, model ağırlıklarından bulut bilişim kotalarına kadar şirketlerin değerli yapay zeka varlıklarının, casusluk, şantaj ve kaynak hırsızlığı için yüksek değerli hedefler haline geldiğini ortaya koyuyor. Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Çin lideri Şi Cingping ile yapay zeka konusunu görüşeceği Washington’daki zirvede de gündeme alınması bekleniyor. Bu toplantı, ABD ve Çin arasındaki teknolojik rekabetin geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olabilir.