İnsan vücudunun uzun saatler boyunca hareketsiz kalmasının, sağlık üzerinde beklenmedik ve ciddi sonuçları olabileceğine dair yeni bir bulgu bilim dünyasını şaşkınlığa düşürüyor. Glasgow Üniversitesi’nde yürütülen, Birleşik Krallık Biobank projesine katılan 91 binden fazla bireyin verilerinin incelenmesiyle ortaya çıkan araştırma, gün içinde kesintisiz geçirilen her ek saatin, kanser riskini ve bu kanserlerden kaynaklanan ölüm riskini önemli ölçüde artırdığını gösteriyor. Bu, hareketi ihmal etmenin sadece fiziksel sağlığımızı değil, aynı zamanda yaşam kalitemizi de olumsuz etkileyebileceğinin çarpıcı bir kanıtı.
Araştırma ekibi, katılımcıların bileklerine taktıkları özel cihazlarla, gün içindeki hareketsizlik sürelerini hassas bir şekilde ölçmüş ve yaklaşık 12 yıl boyunca sağlık durumlarını yakından takip etmiştir. Elde edilen veriler, oturma alışkanlıklarının, kanser gelişimine doğrudan etki ettiğini ortaya koyarken, bu etkilerin sadece sürenin değil, aynı zamanda oturmanın nasıl biriktirildiğinin de önemli olduğunu vurgulamıştır. Bilim insanları, oturma sürelerini kısa hareketlerle bölmek durumunda, kanser riskini önemli ölçüde azaltabileceğimizi belirtiyor.
Çalışmada, 30 dakikadan uzun süren kesintisiz oturma dönemleri ve 30 dakikadan kısa ya da hareketle bölünen oturma süreleri farklı şekilde değerlendirilmiştir. Sonuçlar, her ek bir saat kesintisiz oturmanın kanserden ölüm riskini yüzde 9 artırdığını, genel kanser görülme riskini yüzde 3 yükselttiğini ve obezite ve tip 2 diyabetle ilişkili kanserlerde bu oranın yüzde 5'e ulaştığını göstermiştir. Buna karşılık, oturma süresini hareketle bölen kişilerde tablo tamamen tersine dönmüş; her saatlik kesintili oturma, kanserden ölüm riskini yüzde 18, genel kanser riskini yüzde 6 düşürmüş ve obeziteyle ilişkili kanserlerde yüzde 9, diyabetle ilişkili kanserlerde ise yüzde 10 azalma sağlamıştır. Bu bulgular, günde sadece bir saatlik kesintisiz oturmayı hafif fiziksel aktiviteyle değiştirmenin kanserden ölüm riskini yüzde 12 azaltabileceğini hesaplamaktadır.
Araştırmacılar, bu veriler ışığında, günlük yaşamda sık sık ayağa kalkmak ve kısa yürüyüşler yapmak gibi basit ama etkili önlemlerin, kanser riskini azaltmada önemli bir rol oynayabileceğini vurgulamaktadır. Glasgow Üniversitesi’nden epidemiyolog Frederick Ho, “30 dakikadan fazla kesintisiz oturmak kanser riskiyle özellikle bağlantılı. İyi haber şu ki, kısa bir yürüyüş bile koruyucu olabilir” diyerek, hareketi yaşam tarzımızın bir parçası haline getirmemiz gerektiğinin altını çiziyor. Bu gözlemsel çalışma, hareketsizliğin sadece bir alışkanlık olmadığını, aynı zamanda sağlık üzerindeki potansiyel etkilerinin de farkında olmamızı gerektiriyor.