Türkiye’nin ulaştırma stratejileri, özellikle demiryolu altyapısının güçlendirilmesi ve yük taşımacılığında bu modun payının artırılması hedefleriyle şekilleniyor. Ancak son veriler, bu hedeflere ulaşma konusunda önemli bir gerilemeyi işaret ediyor. Demiryolu yatırımları hız kazanırken, özel sektörün lokomotif yatırımlarında yaşanan eksiklik, toplam taşıma kapasitesinin artışını engelleyerek demiryolunun beklenen rolünü oynamasını zorlaştırıyor.
Ulaşım ve Altyapı Bakanlığı’nın 2029’a kadar demiryolunun toplam yük taşımacılığında %10’a, 2035’te ise %20’ye ulaşmayı hedeflediği planlar, mevcut gerçeklerle örtüşmüyor. TÜİK’in verileri, Türkiye’nin ilk 8 aylık 161,539 milyar dolarlık ihracatının yalnızca 1,143 milyar dolarlık bölümünün demiryoluyla taşındığını gösteriyor. Bu durum, demiryolunun ihracat taşımalarındaki payının %0,71’e gerilemesine neden oluyor. Geçen yılın aynı dönemindeki %0,73’lük oranla karşılaştırıldığında, demiryolunun ihracatın içindeki payı daha da azalmış durumda. Karayolu, deniz ve hava taşımalarının payları artarken, bu trend demiryolunun rekabet gücünü zayıflatıyor.
Yeni açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP), demiryoluna yatırım konusunda önemli bir ivme sağlıyor. Program, demiryolu ağının genişletilmesi, intermodal taşımacılık kapasitesinin artırılması ve sanayi bölgeleri ile limanlar arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi gibi hedefler içeriyor. Ayrıca, raylı sistemlerde uzun vadeli sipariş ve tedarik yaklaşımlarının yaygınlaştırılması da OVP’nin öncelikli unsurlarından biri. Ancak, sektör temsilcileri, altyapı yatırımlarının artışının tek başına demiryolu taşımalarının büyümesini sağlayamayacağını, yeterli lokomotif ve vagon kapasitesine ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
Sektörün karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri, lokomotif ve vagon filosunun yaşlılığı ve yetersiz çeşitliliğidir. Birçok şirketin finansman sorunları nedeniyle lokomotif ve vagon yatırımlarını büyütmekte zorlandığı, ana hat lokomotiflerinin önemli bölümünün 30 yaşın üzerinde olduğu ve vagonlarda da yaşlı araçların ve intermodal taşımaya uygun ekipman eksikliğinin olduğu belirtiliyor. Demiryolu Taşımacılığı Derneği (DTD) yetkilileri, OVP’nin demiryolu için güçlü bir politika iradesi ortaya koyduğunu ancak sektörün temel taleplerinin programda doğrudan karşılık bulmadığını ifade ediyor. Bu nedenle, Türkiye’nin demiryolu hedeflerine ulaşabilmesi için finansman desteğinin artırılması, altyapı kapasitesinin güçlendirilmesi ve özel sektörün aktif rol alması gerekiyor.