Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), borsalardaki pay piyasasının daha sağlıklı ve şeffaf bir yapıya kavuşması için kritik bir adım atmış durumda. 8 Eylül 2026 tarihli 2026/57 sayılı Bülten'de yayımlanan ilke kararları, Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin pay sahipliği bildirimlerini ve ‘fiili dolaşımdaki pay’ kavramını yeniden tanımlayarak yatırımcıların haklarını koruma altına alacak. Bu düzenlemeler, 11 Eylül 2026'dan itibaren yürürlüğe girecek ve piyasadaki dinamikleri önemli ölçüde etkileyecek.
Yeni düzenlemelerin temel unsurlarından biri, pay sahipliği bildirimleri için belirlenen alt sınırın yüzde 3'e düşürülmesidir. Bu değişiklik, özellikle büyük sermayeli şirketlerde pay sahipliği oranlarındaki küçük dalgalanmaların bile yatırımcılar üzerinde etkili olmasını engellemek amacıyla yapılmıştır. Bu sayede, yatırımcılar, pay oranlarındaki değişiklikleri daha hızlı bir şekilde takip edebilecek ve stratejilerini buna göre ayarlayabilecektir. Ayrıca, MKK tarafından yayınlanacak pay sahipliği tabloları, pay sahipliği oranlarının net bir şekilde ortaya koyulmasını sağlayarak piyasa katılımcıları arasında daha fazla şeffaflık yaratacaktır.
Kararın ikinci önemli boyutu ise ‘fiili dolaşımdaki pay’ kavramının yeniden tanımlanmasıdır. Bu kavram, Borsa İstanbul Pay Piyasası'nda işlem gören şirketlerin halka açıklık oranlarını gösteren bir gösterge olarak kabul edilecek. MKK tarafından yayınlanacak bu tablolar, yatırımcıların belirli bir şirketteki pay sahipliği oranlarını kolayca takip etmelerini sağlayarak, yatırım kararlarını daha bilinçli bir şekilde vermelerine yardımcı olacaktır. Bu yeni tanım, pay sahipliği hesaplamalarını basitleştirerek, piyasanın daha verimli bir şekilde işlemesine katkıda bulunacaktır.
SPK, bu yeni düzenlemelerle piyasadaki riskleri azaltmayı ve yatırımcı güvenini artırmayı hedefliyor. MKK tarafından açıklanan pay sahipliği verilerinin, pay alım teklifi yükümlülüğü gibi dolaylı pay sahipliğinin değerlendirilmesinde doğrudan kullanılmayacağını belirtmekte fayda var. Bunun yerine, bu veriler, malvarlıksal hakların oranına ilişkin bilgi sunma amacını taşıyacak. Bu yaklaşım, yatırımcıların daha kapsamlı bir şekilde bilgi edinmelerini ve yatırım kararlarını daha bilinçli bir şekilde vermelerini sağlayacaktır. Ayrıca, kamu tüzel kişiliğinin mülkiyetindeki paylar ve şirket ve ilişkili kuruluşlarının sahip olduğu paylar, ‘fiili dolaşımdaki pay’ hesaplamasında dikkate alınmayacaktır. Bu, piyasanın daha istikrarlı bir şekilde işlemesine katkıda bulunacaktır.