Cenevre merkezli Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women), Gazze'deki durumla ilgili son raporunda, sivillerin, özellikle de kadın ve kız çocuklarının, çatışmanın acımasız sonuçlarına maruz kaldığını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Rapor, Ekim 2023 öncesi yaşanan koşullara kıyasla, her 4 haneden 1'inin başında kadınların bulunduğu, yani yaklaşık 86 bin 290 ailenin kadın liderliğinde olduğunu gösteriyor. Bu durum, kadınların ailelerini koruma, barınma ve yiyecek temini gibi hayati kararları tek başlarına almak zorunda kaldığı, bu da zaten var olan eşitsizlikleri daha da derinleştiriyor.
Rapor, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının, aile reisi olarak görev yapan kadınlar üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu vurguluyor. Yetersiz barınma, temel ihtiyaçlara erişimde aksaklıklar ve karar alma süreçlerine katılma imkanının kısıtlanması gibi faktörler, kadınların yaşamlarını daha da zorlaştırıyor. Bu durum, insani yardıma erişimin engellenmesi ve güvenli su, gıda, hijyen ve tıbbi malzeme gibi hayati kaynakların yetersizliği gibi sorunlarla birleşince, Gazze'deki baskıyı katlayarak artırıyor.
UN Women'ın raporu, ateşkesin uygulanmasının yanı sıra, uluslararası hukukun ihlal edilmesinin önlenmesi ve sorumluların hesap vermesini talep ediyor. Rapor, Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana 246 kadın ve kız çocuğunun hayatını kaybettiğini, bu sayının haftalık ortalama 6 kadın ve kız çocuğu olduğunu belirtiyor. Bu acı gerçek, savaşın insani boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor ve uluslararası toplumun acil ve kararlı adımlar atmasını gerektiriyor.
Rapor, kadın ve kız çocuklarının korunması için acil önlemler alınması gerektiğini, uluslararası hukukun ihlallerin üstünün örtülmemesi ve sorumluların yargılanması gerektiğini vurguluyor. Bu rapor, sadece bir veri seti değil, aynı zamanda insanlık vicdanına bir uyarı niteliğindedir. Gazze'deki kadınların ve kız çocuklarının güvenliği ve geleceği için acilen harekete geçilmesi gerekiyor.