Ekonomik piyasaların nabzını tutan milyonlarca çalışan, 2027 yılı asgari ücreti konusundaki beklentilerini artırırken, yeni Orta Vadeli Program’ın (OVP) ortaya koyduğu hesaplamalar, 35 bin TL eşiğinin aşılabileceğine dair ilk işaretleri veriyor. Ücret artışlarının belirlenmesinde enflasyon, geçim maliyeti, ekonomik büyüme ve işverenlerin maliyetleri gibi çok boyutlu faktörler göz önünde bulunduruluyor.
Yine de henüz resmi bir kararın alınmadığı bu dönemde, mevcut net ücret üzerinden yapılan altı farklı senaryo, 35 bin TL’nin aşılmasına ilişkin potansiyeli ortaya koyuyor. 2026 yılı sonu enflasyon tahmini olan yüzde 28,4 ve yılın kalan aylarındaki fiyat hareketleri, bu hesaplamaların temelini oluşturuyor. Bu durum, asgari ücretin belirlenmesinde enflasyonun yanı sıra, işçi ve işveren temsilcilerinin aralarındaki dengeyi de etkileyecek önemli bir unsur haline geliyor.
2026 yılı için belirlenen net asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak uygulanırken, brüt asgari ücret 33 bin 30 TL civarında seyrediyor. Bu temel rakamlar, yeni yıl için yapılacak tüm senaryo hesaplarında başlangıç noktası olarak kullanılıyor. Ancak OVP’de 2027 yılı sonu enflasyon hedefi yüzde 21 olarak belirlenmişken, 2028 için yüzde 13,5 ve 2029 için yüzde 9 gibi farklı hedeflere ulaşılması bekleniyor. Bu hedefler, asgari ücretin artış oranını doğrudan belirlemiyor, çünkü ekonomik göstergelerin karmaşık etkileşimleri göz önünde bulunduruluyor.
Hesaplamalar, yüzde 21’lik enflasyon hedefinden doğrudan yüzde 21 asgari ücret artışı sonucuna varmak yerine, gerçek enflasyon, geçim koşulları, ekonomik büyüme ve ücret dengeleri gibi birçok faktörü de dikkate almayı gerektiriyor. Örneğin, yüzde 20’lik bir artışla net asgari ücret 33 bin 690 lira 60 kuruşa yükselirken, yüzde 22’lik bir artışla 34 bin 252 lira 11 kuruşa çıkıyor. Bu senaryolarda 35 bin TL eşiğinin henüz aşılmadığı görülüyor. Bu durum, 2027 yılı asgari ücretinin belirlenmesinde, ekonomik göstergelerin yanı sıra, toplumsal ve politik dengelerin de önemli rol oynayacağını gösteriyor.