Alman spor giyim devi Adidas, geçtiğimiz günlerde İsrail ordusunda görev yapmış ve Gazze olaylarına katılan eski asker Shalev Biton’u bir reklam kampanyasında kullanması üzerine büyük bir tartışma yaratmıştı. Bu durum, markanın sosyal sorumluluk ilkeleri ve etik değerleri konusunda ciddi sorular sormasına neden olmuştu. Şirketin bu olayla ilgili ilk açıklaması, Adidas Arabia adlı bölgesel sosyal medya hesabından yayınlanan bir özür metniyle geldi.

Özür metninde, şirketin yerel bir etkinlikte kullanılan bir görselin, kamuoyunda büyük tepkilere yol açtığının farkında olduğunun belirtilmesi dikkat çekiciydi. Adidas, bu tepkilerin ardındaki endişeleri ciddiye aldığını ve böyle bir yanlış adım atmanın asla niyetinin olmadığını vurguladı. Metinde, Biton’a yönelik yapılan “tek ayakkabı hizmeti” kampanyasının, şirketin bölgedeki faaliyetlerinin bir parçası olarak başlatılmış olmasına rağmen, yaşanan hassasiyetin göz ardı edildiği açıkça belirtildi. Şirket, etkilenen herkese özür dileyerek, bu tür hataların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemleri alacağını taahhüt etti.

Adidas’ın açıklaması, aynı zamanda Orta Doğu genelindeki faaliyetleri ve sosyal sorumluluk projeleri hakkında da önemli bilgiler içeriyordu. Şirket, bölgedeki sporcular, takımlar ve spor topluluklarıyla uzun süredir işbirliği içerisinde olduğunu, ürün bağışları yoluyla ihtiyaç sahibi topluluklara destek verdiğini ve kapsayıcı değerlerini uygulamalarına yansıtmak için dinleme, öğrenme ve çalışma süreçlerini sürdürdüğünü vurguladı. Bu açıklama, Adidas’ın sadece bir ticari marka olmadığını, aynı zamanda bölgedeki topluluklarla kurduğu ilişki ve sosyal sorumluluk bilinciyle de şekillendiğini gösteriyordu.

Ancak, bu özür ve açıklamanın, şirketin ana internet sitesinde ve genel sosyal medya hesabında yer almaması, bazı kesimler tarafından eleştirilere neden oldu. Times of Israel’e yapılan özel açıklamada da benzer ifadeler kullanılmış olsa da, bu açıklamanın yaygın olarak paylaşılmaması, Adidas’ın konuyu ciddiye almadığı veya kamuoyunu ikna etmekte yetersiz kaldığı algısını oluşturmuştu. Şirketin Anadolu Ajansı’nın sorularına ise yanıt vermemesi, bu tartışmanın daha da alevlenmesine zemin hazırlamıştı. Bu durum, Adidas’ın itibarını koruma konusunda ne kadar başarılı olduğu konusunda önemli bir test adabı sunmuş gibi görünmektedir.