Teknoloji şirketlerinin yapay zekayı, iş gücünü azaltarak verimlilik artışı sağlayacak bir araç olarak görme çabaları, sahada ilk sonuçlarla yeniden şekilleniyor. Meta ve Klarna gibi isimlerin insan emeğini doğrudan yapay zekayla ikame etme hevesinden geri adım atması, yapay zeka teknolojisinin istihdam üzerindeki etkisine ilişkin beklentileri de alt üst etti. Bu durum, teknolojinin gelecekte sadece işten çıkarmalarla değil, iş gücünün yapısını değiştirerek yeni bir denge oluşturacak bir güç olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor.

Meta'nın bazı ekiplerinde çalışan sayısını yüzde 60'a kadar azaltmayı amaçlayan yeniden yapılandırma planı, beklenen verimlilik artışını sağlayamadığında durma kararı aldı. Şirketin iç verileri, yapay zeka sistemlerinin beklenen performansı göstermediğini, teknik aksaklıklar ve sistem arızaları nedeniyle çalışanların bu sorunları çözmek için harcadığı zamanın da arttığını ortaya koydu. Mark Zuckerberg'in 2026 yılına kadar yeni bir işten çıkarma planı bulunmadığı açıklaması, bu dönüşümün ilk adımlarını işaret ediyor.

Benzer bir durum, İsveçli fintech devi Klarna’da yaşandı. Yapay zeka destekli müşteri hizmetleri sisteminin yüzlerce çalışanın görevlerini devraldığı ilk aşamada, müşteri hizmetlerinde yaşanan kalite sorunları şirketi stratejik bir değişikliğe yöneltti. Klarna, yeniden insan çalışan istihdamına başladı ve CEO Sebastian Siemiatkowski, maliyetleri düşürme çabalarının gereğinden fazla olduğunu kabul etti. Yeni modelde, rutin müşteri talepleri yapay zeka tarafından karşılanırken, karmaşık ve özel ihtiyaçlara sahip müşteriler gerçek bir çalışanın desteğiyle karşılanacak.