Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA), 3 yıllık aralıklarla uygulanan ve 15 yaşındaki öğrencilerin okuma, matematik ve fen bilimlerindeki yetkinliklerini ölçen kritik bir değerlendirme aracıdır. 2025 yılındaki sonuçların açıklanması, Türkiye’nin eğitim sistemi üzerindeki etkileri açısından büyük önem taşıyor. Açıklanan verilere göre, Türkiye, PISA’daki sıralamasında önemli bir ilerleme kaydetmiş; 11 basamaklık bir yükselme ile uluslararası arenada daha da söz sahibi bir ülke haline gelmiştir.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı raporlara göre, 2025 PISA uygulaması, bilgisayar tabanlı olarak gerçekleştirilmiş ve 7 bin 702 öğrencinin katılımıyla tamamlanmıştır. Bu önemli adım, Türkiye’nin eğitim standartlarını uluslararası karşılaştırmalarda daha iyi bir konuma getirmeyi amaçlamaktadır. Raporlarda yer alan verilere göre, Türkiye, her üç alanda da 2022’ye kıyasla daha yüksek puanlar elde etmiştir. Özellikle fen bilimleri alanında 2003 yılındaki performansına kıyasla 60 puanlık bir artış, matematik alanında 39 puanlık bir artış ve okuma becerileri alanında 31 puanlık bir artış, eğitimde kaydedilen bu başarıyı açıkça göstermektedir.

PISA 2003’e kıyasla, katılımcı ülke sayısı 91’e yükselmiş ve bu durum, Türkiye’nin uzun vadeli performansını değerlendirmede farklı bir perspektif sunmaktadır. Türkiye, bu artışa rağmen fen bilimlerinde 35. sıradan 19. sıraya, okuma becerilerinde 33. sıradan 18. sıraya ve matematişte 34. sıradan 28. sıraya yükselerek göreli sıralamasını önemli ölçüde iyileştirmiştir. Bu başarı, Türkiye’nin eğitim sistemine yapılan yatırımların ve uygulanan stratejilerin meyvelerini göstermektedir. Son 10 yılda her üç alanda da performansını sürekli artıran tek OECD üyesi ülke olarak öne çıkan Türkiye, eğitim alanında bir dönüm noktası oluşturmuştur.