Ekonomik arenada çalkantılı bir dönemde, hükümetin geleceğe dair planları bir kez daha beklenmedik bir dönüşüm geçirdi. Seçimlere yaklaşan iktidar, çalışanların tepkilerini etkisiz hale getirme hedefiyle, tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) projesini Orta Vadeli Program’dan (OVP) sessizce kaldırdı. Bu ani karar, sendikalar ve emek örgütleri tarafından şiddetli bir şekilde eleştirilmiş, ancak iktidarın seçim stratejisi ön planda tutularak bu yönlendirici adım atıldı.

Geçtiğimiz yıllarda OVP’lerde yer almış olan TES düzenlemesi, otomatik katılım sistemi (OKS) ile birlikte ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği öngörülüyordu. Ancak, bu yılın ikinci çeyreği gibi belirlenen sistemin hayata geçirilmesi planı, yeni OVP’de tamamen ortadan kalktı. Bu durum, sendikaların uzun süredir savunduğu, kıdem tazminatının da sisteme dahil edilmesi ve zorunlu katılımın engellenmesi taleplerine bir yanıt niteliği taşıyordu. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ın, “Sıkıntımız yetmiyormuş gibi… Bize ‘yüzde 3 daha öde’ diyorlar. Bunu kimse bize mecbur etmesin…” şeklinde yaptığı açıklamalar, iktidarın bu konudaki hassasiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

Yeni OVP’de, fon çeşitliliği ve kesintilerin sadeleştirilmesi gibi konulara odaklanılırken, TES’e dair herhangi bir atıf yapılmadı. Bunun yerine, “esnek çalışma” modellerinin yaygınlaştırılmasına yönelik düzenlemelerle dikkat çeken program, “güvenceli esneklik” vurgusunu yaparak sendikaların eleştirilerini azaltmaya çalıştı. Ancak, bu yaklaşımın, emek piyasasında uzun süredir devam eden sorunlara kalıcı bir çözüm sunmadığı ve sadece seçim dönemine yönelik bir strateji olduğu değerlendiriliyor.

İktidarın bu hamlesi, emek piyasasında belirsizlik yaratarak, gelecekteki politikaların nasıl şekilleneceği konusunda önemli soruları beraberinde getirdi. Seçim yaklaşırken, çalışanların memnuniyetini sağlamak isteyen iktidarın, bu tür ani ve beklenmedik kararlar almasının, uzun vadede toplumsal huzuru sağlamada zorluklar yaratabileceği düşünülüyor.”} attı. Önceki gün açıklanan yeni OVP’de TES yer almadı. Programda şöyle denildi: “OKS’de fon çeşitliliği katılımcıların farklı risk algısı ve tercihlerini dikkate alacak şekilde artırılacak, kesintilerin sadeleştirilmesini sağlayacak düzenlemeler yapılacak ve bu kapsamda sistemin cazibesi artırılarak fon tutarı ve katılımcı sayısında artış sağlanacaktır.” Metinde, TES’ten söz edilmedi. Bu arada OVP’de “esnek çalışma” modellerinin yaygınlaştırılmasına yönelik düzenleme yine yer aldı. Programda, “Yeni nesil çalışma modellerine ilişkin mevzuat düzenlemelerinin etkin uygulanması sağlanacak, ikincil mevuat çalışmaları tamamlanarak güvenceli esneklik yaygınlaştırılacaktır” denildi. Sendikaların bu konuda temel eleştirisi “esnek çalışma” düzenlemelerinin güvencesiz istihdam olduğu yönündeydi. Programda tepkileri de azaltmak için “güvenceli esneklik” vurgusunun yapılması dikkat çekti.