Virginia eyaletinin Riverside Vines üzüm bahçesinde gerçekleştirilen deneysel bir proje, tarımsal uygulamalarda hayvanların rolüne dair alışılmış düşünceleri sarsıcı bir şekilde değiştirdi. Alan Thibault isimli üzüm üreticisi, maliyetleri düşürmek ve kimyasal girdileri azaltmak amacıyla, bahçesinin sıraları arasında otlayan 10 koyunu deneme olarak kullanmaya başladı. Bu basit hamle, beş yılın sonunda beklenmedik ve etkileyici sonuçlara yol açtı.

Koyunlar, bahçedeki otları yiyerek yaprakları biçme ihtiyacını ortadan kaldırıyor ve bu süreçte ürettikleri doğal gübre, toprağın besin değerini doğrudan artırıyor. Thibault'nun elde ettiği verilere göre, bu uygulama sayesinde dış kaynaklı harcamalar yaklaşık %60 oranında azalırken, bahçenin genel sağlığı ve verimliliği gözle görülür bir şekilde yükseldi. Koyunların, üzüm salkımlarının çevresindeki yaprakları tüketerek, hava akımının düzenlenmesine ve böylece meyve kalitesinin artırılmasına da katkıda bulunduğu belirtiliyor.

Beş yıllık sürenin ardından elde edilen sonuçlar, üzüm bahçesinde koyun otlatmanın toprağa yaptığı olumlu etkiyi çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Toprak organik madde içeriği %400 oranında artarken, karbon seviyesi iki katına yükseldi. Riverside Vines, bu başarı sayesinde Virginia'da ilk kez rejeneratif tarım sertifikasını almaya hak kazandı. Üretici, koyun sayısını 85'ten 100'e çıkararak bu başarılı uygulamayı daha da genişletmeyi planlıyor.

Bu deneme, ABD'de yapılan benzer çalışmalarla da örtüşen sonuçlar vermektedir. Kontrollü otlatma yöntemiyle uygulanan üzüm bahçelerinde, toprakta organik karbonun farklı derinliklerde %22 ile %39 arasında artışı, mikrobiyal faaliyetlerin yükselişi ve bazı besin maddelerinin zenginleşmesi gözlemlenmiştir. Bu etkiler, otlatma yoğunluğu, iklim koşulları ve toprağın yapısı gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Bu durum, koyun otlatmanın, sürdürülebilir tarım uygulamalarının önemli bir parçası olarak kabul edilmesine zemin hazırlıyor.