Roma'da Belçika Başbakanı Bart De Wever ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Avrupa Birliği'nin geleceğiyle ilgili kritik bir değerlendirme yaptı. Özellikle, Avrupa'nın dış sınırlarının korunmasının, Schengen Bölgesi'nin varlığını sürdürebilmesi için vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurgulayarak, AB'nin krizlere karşı hazırlıklı olmasının önemini hatırlattı. Meloni, son dönemde yaşanan göç akışlarının, Avrupa'nın bu konudaki hassasiyetini artırdığını ve daha etkin bir yönetim gerektirdiğini belirterek, Birliğin sınır güvenliğine yönelik kararlılığını pekiştirmesi gerektiğini savundu.

Bu konuşmasında, İtalya Başbakanı, özellikle Kuzey Afrika'dan kaynaklanan düzensiz göç akışlarına dikkat çekerek, Avrupa'nın bu tür krizlere müdahale kapasitesinin, Birliğin dış sınırlarının korunmasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Meloni, insan kaçakçılığıyla mücadele ve kitlesel düzensiz göçle mücadele konusunda tüm üye devletlerin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurgulayarak, Schengen'in korunması için Birliğin ortak stratejilerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Bir sonraki AB Liderler Zirvesi'nde enerji ve rekabet politikalarının daha cesur yaklaşımlarla ele alınması gerektiğini da önerdi.

Görüşmede, İtalya ve Belçika liderleri, tedarik zincirleri arasındaki uyumu güçlendirme konusunda da ortak fikir birliğine vardı. Enerji, altyapı, ulaşım, lojistik ve savunma sanayisi gibi alanlarda işbirliğinin artırılması gerektiğini belirterek, Avrupa'nın dış politikadaki konumunu güçlendirmesi gerektiğinin altını çizdiler. De Wever ise Avrupa'nın karmaşık bir dünyada daha güçlü olabilmesi için ortak bir savunma alanı oluşturulması ve göç ve iltica konularının daha etkin bir şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.

De Wever, İtalya'nın göç politikası konusundaki hassasiyetini kabul ederek, Avrupa düzeyinde bir göç paketi oluşturulması gerektiğini savundu. Avrupa'nın güney sınırının korunması ve güvenilir bir geri gönderme politikasının uygulanmasıyla göç politikasının başarılı kılınabileceğine inandığını belirtti. Bu görüşmeler, Avrupa Birliği'nin geleceği ve Schengen Bölgesi'nin korunmasıyla ilgili önemli tartışmaları beraberinde getirerek, Birliğin dış politikadaki stratejilerini yeniden değerlendirmesine yol açabilir.