Parti içindeki dengeler yeniden şekilleniyor! Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in şüpheli süreçler içindeki ifadesi, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın da benzer bir durumla karşı karşıya kalma ihtimalini tetikledi. Nuray Babacan’ın aktardığı kulis haberleri, Yıldırım’ın aile şirketleriyle ilgili olası bir operasyon duydukktan sonra partideki bazı isimlerle temasa geçtiğini, şikayetçi olduğunu ve konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ileteceğini gösteriyor.

Babacan’ın analizine göre, Yıldırım ve diğer isimler, uzun süredir tartışmalara sahne olan isimlerdi. AKP’lilerin sohbetlerinde haksız zenginleşme ve siyasi gücü amaca sormalaşma iddiaları sıkça dile getiriliyordu. Bu durum, sadece bu isimlerle sınırlı kalmayıp, ‘isim listeleri’ adı altında bir bilgi ağına dönüşmüş gibiydi. Bu listede oğulları, eşleri, şirketleri ve yurt dışındaki varlıkları üzerinden dedikodu yapılıyor, hataları partiye zarar verdiği saptaması yapılıyordu.

Sorumluluğun kimde olduğu sorulduğunda ise sessizlik hakimdi. Yıllardır ortaya atılan iddialar, soruşturmalar ve kapatılan davalarla ilgili bir açıklama yapılmıyordu. Bu durum, iddialara zemin verenlerin de bir nevi ‘sözde’ sorumluluk üstlenmiş gibi görünüyordu. Bu gelişmelerin ardından, aile şirketleriyle ilgili operasyon duydukları öğrenildi. Yıldırım, bu durum üzerine partideki ilgili isimlerle temasa geçerek şikayetini dile getirdi ve konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ileteceğini açıkladı.

Bu durum, Erdoğan’la görüşüp görüşmediği belirsiz olsa da, daha önceki benzer girişimlerin pek bir sonuç vermediği izlenimini yaratıyor. AKP’liler arasında, “Partide temizlik yapılıyor, yurt dışına kaçırılan paraların geri getirilmesi sağlanıyor, Ankara Büyükşehir Belediyesine operasyonu haklı kılmak için zemin hazırlanıyor” gibi iddialar savına rağmen, bu iddialar pek karşılık bulamıyor. Bir noktada, birileri devreye girerek, soruşturma ve operasyonları ‘bir yerde’ durduracak. Bu durum, muhalefet belediyelerine yapılan operasyonlar, belediyelere el koyma şantajı veya milletvekili transferleri gibi olaylarla benzer bir strateji izleyebilir. Bu strateji, özellikle, AKP’nin kıyısında kalmış isimlere yönelik ‘imaj tazelemek için’ yapılan faaliyetlerin, parti üzerinde herhangi bir etki yaratmayacağını gösteriyor. Sonuç olarak, bu tür hamleler, parti üzerinde herhangi bir etki yaratmıyor ve seçmen davranışlarını değiştirmiyor.