Tuzla'nın siyasi dengeleri yeniden şekilleniyor! 31 Mart seçimlerinde CHP'nin Tuzla Belediye Başkanı seçilen Eren Ali Bingöl'ün, son kararında partisinden ayrılması, İBB CHP Grup Başkanvekili ve Tuzla Belediye Meclis Üyesi Ülkü İnanlı’nın büyük tepkisini çekti. Belediye meclisi toplantısında dile getirdiği sert sözlerle Bingöl’ün bu hamlesi hakkında ciddi eleştiriler yöneltti.
İnanlı, Bingöl’ün seçimi kazanırken 84 bin 94 Tuzlalı oyla destek gördüğünü hatırlatarak, “Seçimden sadece 2 yıl 4 ay sonra, kendisine oy veren bu büyük kitleye sırt çevirerek AK Parti’ye geçiş yapması, seçmen güveninin nasıl bir şey olduğunu açıkça ortaya koymaktadır” şeklinde konuştu. Bingöl’ün, partisinden ayrılmasının ardından yaptığı, “Karşı mahalleden geliyorum, beni koruyun” şeklindeki açıklamasına da yer vermeden, “Sizi seçen, size güvenen 84 bin 94 seçmenden özür dileyeceğinize, koruması altına girdiğiniz partiye seçmenizi şikâyet ediyorsunuz. Kendi eliniz ile seçmenin Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanına verdiği Tuzla Belediyesi’ni AK Parti’ye teslim ettiniz. Bir özür borcunuz yok mu?” sözleriyle Bingöl’e doğrudan eleştiride bulundu.
İnanlı, Bingöl’ün 22 Haziran’da gerçekleştirdiği olağanüstü meclis toplantısındaki açıklamalarını da dikkatle inceledi. Bingöl’ün İBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ‘emsal transferi’ konusunda suçladığını hatırlatarak, “Ben emsal transferinin sorununu çözecektim ama İBB engel oldu” açıklamasının, Bingöl’ün AK Parti’ye geçiş sürecinin zeminini hazırladığını savundu. Bu durum, Tuzla’da yaşanan emsal transferleriyle ilgili karmaşık ve tartışmalı bir tablo ortaya koymaktadır.
İnanlı, Bingöl’e, 15 Mayıs 2026 günü askıya çıkardığı emsal transferi imar planını ve 1025 parseldeki planı neden indirdiğini, 15 Haziran günü indirilmesinin nedenini, Tuzlalıların mağduriyetini neden çözmediğini ve meclis tarafından incelenen 520 bin metrekarelik fazladan inşaat alanının neden ortaya çıktığını sordu. Ayrıca, Teftiş Kurulu raporunda yer alan, bir kez kullanılması gereken bir imar hakkının 185 farklı parsele aktarıldığı, belediyeye devredilmesi gereken alanların kamuya devredilmediği ve 669 adet mükerrer işlem tespit edildiği bilgisine de dikkat çekerek, “Madem ortada suç yoktu, siz bunları sonuna kadar savunuyordunuz ve Tuzlalıyı düşünüyordunuz; neden ‘Teftiş Kurulu raporu hatalıdır’ demediniz?” diye sordu. Bu noktada, Tuzla’daki emsal transferlerinin karmaşıklığı ve potansiyel sorunları daha da belirgin hale gelmektedir.