ABD ekonomisinin gösterdiği olağanüstü büyüme, küresel finans piyasalarını yeniden şekillendiriyor. Özellikle güçlü işgücü piyasası, uluslararası yatırım bankası UBS’nin Federal Rezerv’in (Fed) faiz politikası konusundaki tahminini tamamen değiştirmesine neden oldu. Daha önce yıl boyunca para politikasında herhangi bir değişikliğin yaşanmayacağını öngören banka, şimdi eylül ve aralık aylarında olmak üzere iki ayrı faiz artışı yapılması gerektiği varsayımına geçti.
Bu revizyon, ABD istihdam verilerinin beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşmesiyle ortaya çıktı. Tarım dışı istihdam sektörü, 162 bin kişi artış göstererek piyasa beklentilerini aştı. Aynı zamanda işsizlik oranı yüzde 4,1’de sabit kalırken, iş gücüne katılımın da artması, istihdam piyasasının genel olarak güçlü bir performans sergilediğini gösterdi. Bu durum, Fed’in enflasyonla mücadele stratejisini yeniden gözden geçirmesine yol açabilecek bir sinyal olarak yorumlanıyor.
UBS’nin bu tahmin değişikliğinin temel nedeni, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole toplantısındaki sert çıkışları oldu. Warsh, enflasyon hedefine ulaşmanın önemi konusunda güçlü bir şekilde vurgu yaparak, faiz oranlarının gerektiğinde artırılması gerektiği mesajını verdi. Bu söylem, piyasalarda faiz artışı beklentilerini yükselten en önemli faktörlerden biri oldu. Ayrıca, arz darboğazlarının neden olduğu potansiyel enflasyon risklerinin de bu tahmin değişikliğinde etkili olduğunu belirtmek gerekiyor.
Şu anda Fed’in politika faizleri yüzde 3,50-3,75 aralığında bulunuyor. UBS’nin tahminine göre, eylül ve aralık aylarındaki iki faiz artışı, yıl sonuna kadar federal fonlama faizinin yüzde 4,00-4,25 aralığına ulaşmasına neden olabilir. Bu durum, piyasalarda faiz beklentilerini önemli ölçüde artırırken, yatırımcıların portföylerini yeniden değerlendirmesine zemin hazırlıyor. Fed’in bir sonraki kararı 15-16 Eylül tarihleri arasındaki toplantıda açıklanacak ve piyasalar bu kararı yakından takip ediyor.