Avrupa enerji piyasasında tansiyon yükselmeye devam ediyor. Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret platformu TTF'de ekim vadeli doğal gaz kontratları, ABD ve İran arasındaki artan gerilimlerin etkisiyle önemli bir artış yaşadı. Cuma günü kapanışta megavatsaat başına 71,95 avro olan fiyat, bugün saat 10:42 itibarıyla yüzde 3,3 artışla 74,35 avro seviyesine yükseldi. Bu durum, Avrupa'daki doğal gaz arzında bir aksama ihtimali üzerine kur olanaklarını tetikliyor.
Fiyat artışının temelinde, Basra Körfezi'nden enerji akışını tehdit eden ABD ile İran arasındaki gerilimler yatıyor. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai'nin, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nin İran'ın kontrolüne geçirilmesiyle ilgili yaptığı açıklamalar, bu endişeleri daha da derinleştirdi. Rızai'nin, ‘izinsiz’ giriş yapan gemilere karşı İran'ın sert önlemler alacağını duyurması, bölgedeki güvenlik risklerini gözler önüne serdi. Bu hamle, ABD'nin İran'a ait petrol tankerlerine yönelik geçmişteki saldırılarının ardından, enerji piyasasında belirsizliğin artmasına neden oldu.
Avrupa Birliği ülkelerindeki doğal gaz depolarının doluluk oranı, bu gerginliğe rağmen kritik bir noktada. Gas Infrastructure Europe (GIE) verilerine göre, Avrupa Birliği ülkelerindeki depoların doluluk oranı yüzde 66,6 seviyesinde bulunuyor. Yılın son çeyreği yaklaşırken, depolardaki doluluk oranı mevsimsel ortalama değerin altında seyrediyor. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası yaşanan enerji krizine karşı AB, 1 Kasım'a kadar depoların yüzde 90'ına tamamlanmasını hedeflemişti. Ancak, piyasa koşullarının zorlu olması nedeniyle, depolama kurallarında esneklik sağlanarak bu hedefin 1 Ekim ile 1 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilmesi hedeflenmişti.
Analistler, mevcut depolama hızının devam etmesi halinde, ısıtma sezonu başında depoların yüzde 70-75 doluluğa ulaşabileceğini belirtiyor. Ancak, önümüzdeki dönemde en büyük sorun, doğal gazın bulunabilirliği değil, yüksek fiyatlarla temin edilebilirlik olacağı vurgulanıyor. Bu durum, enerji piyasalarında stratejik hamlelerin ve alternatif kaynak arayışlarının daha da önem kazandığını gösteriyor.