Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), iklim değişikliğiyle mücadelede kritik öneme sahip hava kalitesi ve iklim arasındaki karmaşık ilişkiyi ortaya koyan kapsamlı bir rapor yayınladı. Rapor, özellikle orman yangınları ve aşırı sıcak hava dalgalarının, mevcut hava kalitesini iyileştirme çabalarımıza yönelik ciddi bir tehdit oluşturabileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, hem insan sağlığını hem de doğal ekosistemleri derinden etkileme potansiyeli taşımaktadır.

Raporun merkez noktasını, orman yangınları ve sıcak hava dalgaları kaynaklı kirliliğin artışının, hava kalitesini iyileştirme ile insan ve ekosistem sağlığını koruma hedeflerine doğrudan zarar verebileceği yönündeki endişeler oluşturmaktadır. Rapor, ince partikül madde (PM2.5) gibi havanın kirlenmesine neden olan faktörlerin yanı sıra, yeterince izlenmeyen siyah karbon ve mikroplastiklerin de atmosfere karışmasının, hava kalitesi iyileştirme çabalarını nasıl baltaladığına dikkat çekmektedir. Bu durum, hava kalitesi ve iklimin birbirinden ayrı ele alınamayacağı, tamamlayıcı ve koordineli politikaların bu konularda hayati önem taşıdığı sonucuna ulaşılmasını sağlamaktadır.

Rapor, PM2.5'in akciğerlere ve kan dolaşımına derinlemesine nüfuz edebilen ve sağlık açısından ciddi riskler taşıyan bir madde olduğunu vurgulamaktadır. Bu tehlikeli partikül madde, endüstriyel faaliyetler, tarım, ısınma sistemleri ve ulaşım gibi çeşitli kaynaklardan yayılmaktadır. Ayrıca, orman yangınları ve toz fırtınaları gibi doğal afetlerin de PM2.5 seviyelerini önemli ölçüde artırdığı belirtilmektedir. Rapor, 2025 yılına kadar Kanada'nın kuzeyi, Rusya'nın bir kısmı ve Batı-Orta Afrika'da PM2.5 konsantrasyonlarının uzun vadeli ortalamanın üzerinde olacağını öngörmekte ve bu durumun sağlık üzerindeki potansiyel etkilerini vurgulamaktadır.

Rapor, Çin'de biyokütle yakımı ve diğer kirlilik kaynakları nedeniyle PM2.5 seviyelerinin ortalamanın üzerinde kalmaya devam edeceğini, Hindistan'da ise benzer durumun sürdüğünü belirtmektedir. Ayrıca, rapor, aşırı orman yangınlarının artan etkilerini ve bu yangınların neden olduğu dumanın 1990'lardan beri küresel olarak üç katına çıktığını, 2010-2018 döneminde yılda yaklaşık 100 bin ek ölüme yol açtığını ortaya koymaktadır. Bu durum, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) hava kalitesi yönergelerine uyulmasının giderek zorlaştığı ve ozon kirliliğinin insan sağlığı, tarım ve ekosistemler üzerindeki etkilerinin artarak devam edebileceği endişesini artırmaktadır.