Ankara'da iki haftadır süren maden işçilerinin hak talepleriyle gerçekleştirdiği toplumsal dayanışma eylemi, İçişleri, Enerji ve Çalışma Bakanlıklarının arabuluculuğuyla son buldu. Bu yaşananların ardından, AK Parti'den öne çıkan bir isim olan Şamil Tayyar, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, partinin yaklaşımındaki değişime dair önemli bir eleştiri sergiledi. Eylemin sona ermesi, uzun süren bir sıkıntı çilesinin, işçiler için nihayetinde ortadan kalkışını işaret etti.
Tayyar'ın açıklamaları, AK Parti'nin uzun bir dönemdir savunmaya geçtiği bir duruşun, aslında mağdur kesimlerle olan bağını yeniden sorgulandığı bir dönemin başlangıcını müjdeler. Özellikle, ‘aç gözlü ve sorumsuz sermaye’ ile aynı cepheye geçilmesi, partili bir figürün, iktidarın temel ilkelerinden sapma yönündeki endişelerini gözler önüne serdi. Bu durum, partinin uzun yıllardır uyguladığı ‘dezavantajlı kesimlere destek’ stratejisinin, günümüz koşullarında nasıl yeniden değerlendirilmesi gerektiğini tartışma zemini yarattı.
Tayyar, madencilerin eylemi sırasında yaşananları değerlendirirken, partinin geçmişte mağdur ve mazlumun yanında olduğu imajının, günümüzde nasıl bir dönüşüme uğradığını vurguladı. İşçi sınıfının, köylülerin, asgari ücretlinin, emeklilerin ve üreticilerin yaşadığı sorunlara dikkat çektiklerinde, kendilerini iktidarın karşı tarafında bulduklarını ifade etti. Bu durum, partinin halkla olan bağını yeniden değerlendirme ihtiyacını ortaya koydu. Ayrıca, bu durumun, partililerin, halkın beklentilerini yeterince anlayıp anlamadığı sorusunu da beraberinde getirdi.
Son olarak, Tayyar, partinin bu tür eylemlerde daha hızlı ve etkili çözümler üretebilmesi gerektiğini vurgulayarak, ‘siyaset halka rağmen değil halk için yapılır’ ilkesine geri dönülmesi gerektiğini savundu. Eylemde yaşanan gecikmenin, işçilerin kendilerini sahipsiz hissetmelerine neden olduğunu ve bu durumun düzeltilmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklamalar, AK Parti'nin gelecekteki politikalarına yön verebilecek önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir.