Amasya, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle bilinen Şehzadeler şehri, aynı zamanda eşsiz lezzetleriyle de gönüllerde taht kuruyor. Bu lezzetlerden biri, coğrafi işaret tescilli baklalı dolmasıdır; Amasya mutfağının kalbinde yer alan, geleneksel tarife özgü bir simge. Özellikle bayramlar, düğünler, nişanlar ve diğer özel günlerde hazırlanan bu dolmalar, sofraları zenginleştiren, aile bağlarını güçlendiren ve kültürel mirası yaşatan bir lezzet olmanın ötesinde, birer hikaye anlatıyor.
Bu özel dolmanın yapımı, yüzyıllardır süren bir gelenek üzerine inşa edilmiş. Asma yaprağı, kuru bakla, yarma, soğan, biber, domates, salça ve seçkin et malzemeleriyle hazırlanan iç harç, beş köşeli bohça şeklinde sarılıyor. Bu sarma tekniği, dolmanın hem lezzetini koruyor hem de görsel bir şölen sunuyor. Tencerenin tabanına yerleştirilen kemikli kaburga etiyle birlikte, kısık ateşte yaklaşık iki saat pişirilen dolmalar, geleneksel Amasya lezzetinin en mükemmel halini sunuyor.
Amasya’da bu özel dolma, sadece günlük sofralarda değil, aynı zamanda özel günlerde de büyük önem taşıyor. Kadınlar, bu günlerden günler öncesinden bir araya gelerek, birbirlerine destek olarak dolmaları sarıyorlar. Bu süreçte, hem lezzetli bir yemek hazırlanıyor hem de aile bağları güçleniyor. Yemeğin hazırlanışı, nesilden nesile aktarılan bir sanat eseri olarak yaşatılıyor; anneler, genç kızlara bu geleneksel tarifi öğretiyor, böylece Amasya'nın bu eşsiz lezzeti gelecek nesillere taşınmış oluyor.
Amasya Olgunlaşma Enstitüsü'nde görevli usta öğretici Canan Aylak, “Baklalı dolma Amasya mutfağının olmazsa olmazıdır. Arkadaşlarla, komşularla, akrabalarla bir araya gelip sararlar. Bu, sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir topluluk etkinliğidir,” şeklinde konuştu. Aynı duyguları paylaşan Duygu Esen ve Hataylı Gönül Göl, bu lezzetin ailelerin ve toplumların önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Bu gelenek, Amasya'nın yerel kimliğini ve kültürel mirasını koruyan, gelecek nesillere aktarılmaya devam eden değerli bir hazine.”}