Ekonomi politikaları alanında kritik bir dönüm noktasında konuşan Cumhurbaşkanı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 yıllarını kapsayan yeni bir ekonomik strateji sunarak, ülke ekonomisinin geleceği için önemli hedefler belirledi. Yeni ‘OVP’ (Ortak Ulusal Program) kapsamında, ekonominin kademeli olarak yüzde 5'lik bir büyüme oranına ulaşması ve enflasyonun yıl sonuna doğru yüzde 28,4'ten yüzde 9'a gerilemesi hedefleniyor. Bütçe açığının da 2027'ye kadar milli gelire oranında yüzde 2,8'e düşürülmesi amaçlanıyor.

Toplantıda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik dönüşüm sürecinin temelini oluşturacak adımları belirlerken, özellikle kamu harcamalarında önemli değişiklikler ve vergi politikalarındaki hassasiyet üzerine dikkat çekti. Kamuda 484 milyar liralık bir tasarruf sağlandığını duyuran Şimşek, bu tasarrufun, 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük bir meblağ olduğunu ve ekonominin sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlayacağını vurguladı. Vergi denetimlerine odaklanan yaklaşım, büyük şirketlerin mali operasyonlarında daha sıkı bir gözetim altında olmasını öngörüyor. Bu kapsamda, büyük şirketlerdeki denetim oranının 2024'te yüzde 11 olan oranı 2026'da yüzde 31,3'e yükseltilmesi planlanmaktadır.

Şimşek, tasarruf genelgesi kapsamında uygulanan sıkı tedbirlerin, yatırımları azaltarak uygulanmasına rağmen, 2027 bütçesinde kamu yatırımlarında düşüş yaşanmadığını, aksine yatırımların hızlandırılması amacıyla kullanılması beklenen ödeneklerle milli gelire oranının yüzde 1,8'e yükseltilmesi hedeflendiğini açıkladı. Tasarruf genelgesinin, geçmiş uygulamalardan farklı olarak, güçlü bir izleme ve denetleme sistemi ile desteklendiğini vurgulayan Bakan Şimşek, kamu taşıtları, binalar, iletişim ve seyahat giderleri gibi kalemlerdeki harcama paylarının 10 yıllık ortalamaya göre önemli ölçüde geriletiğini belirtti. Bu sayede, cari fiyatlarla hesaplandığında 484 milyar liralık bir tasarruf sağlanması, ekonomik istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunması hedefleniyor.

Ekonomik dengeyi sağlamak için uygulanan stratejiler arasında, kayıtsız ekonomiye karşı mücadele de yer alıyor. Vergi politikasında cezalandırmadan önce gönüllü uyumu ve rehberliği esas aldıklarını belirten Şimşek, büyük veri analitiği ve yapay zekâ teknolojilerinin vergi denetimlerinde yoğun olarak kullanıldığını ve tespitlerin denetim başlamadan önce mükelleflere iletildiğini, böylece düzeltmelerin yapılmasına olanak tanındığını ifade etti. Denetimlerin yoğunlaştığı şirketlerin oranları da açıklandı: büyük şirketlerde denetim oranı 2026'da yüzde 31,3'e, orta ölçekli şirketlerde yüzde 7,3'e ve küçük ölçekli şirketlerde yüzde 1,1'e gerileyecek. Vergi gelirlerinin milli gelire oranının 2022'de yüzde 15,4, 2023'te yüzde 16,6 ve 2026'da yüzde 17'nin üzerine çıkması bekleniyor. Bu hedeflere ulaşmak için, vergi gelirlerinin artırılması ve kamu harcamalarının kontrol altında tutulması stratejilerinin birlikte uygulanması planlanıyor.