Ekonomik geleceği şekillendiren 2027-2029 yıllarını kapsayan yeni Orta Vadeli Program (OVP) resmen yayımlandı. Programda belirlenen hedefler, ekonomistler arasında geniş bir tartışma ortamı yaratarak, enflasyonla mücadele stratejileri ve büyüme beklentileri konusunda farklı yorumlara yol açtı. Yeni OVP'nin en dikkat çekici noktası, 2027 yılı enflasyon hedeflerinin önemli bir revizyonla belirlenmesi oldu.

Programın temel göstergeleri arasında 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4 olarak gösterilirken, bu hedefin 2027'de yüzde 21'e, 2028'de yüzde 13,5'e ve 2029'da yüzde 9'a gerilemesi öngörülüyor. Bu revizyon, özellikle önceki programdaki yüzde 15'lik hedefle karşılaştırıldığında, ekonomistlerin tepkilerine neden oldu. Ekonomik analistler, bu yükseltilmiş hedefin, piyasalarda yönetimin enflasyonu daha düşük görmesi ve daha iyimser bir yaklaşım sergilemesiyle yorumlanabileceğini düşündüler.

Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, programın en çok merak edilen göstergesinin 2027 enflasyon hedefi olduğunu vurgularken, bu hedefin daha gerçekçi bir yaklaşım sergilediğini savundu. Prof. Dr. Kara'nın açıklamaları, programdaki hedeflerin, ekonomik gerçeklerle daha uyumlu bir çerçevede oluşturulmaya çalışıldığını gösteriyordu. Ancak, bu hedeflere ulaşmanın zorluğunu ve piyasadaki beklentilerin bu hedeflere ulaşma konusunda ne kadar destek vereceğini merak konusu olmaya devam etti.

TEPAV Makroekonomi Çalışmaları Program Direktörü Ali Çufadar ise 2027 enflasyon hedefini, dezenflasyon programının seyri açısından eleştirerek, hedefteki revizyonun piyasalarda ekonomi yönetiminin yüzde 25 civarında bir enflasyonu yeterli gördüğü şeklinde yorumlanabileceğini belirtti. Çufadar, enflasyonla mücadelede daha güçlü sonuçların seçim sonrasına kalabileceği değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, ekonomist ve akademisyen Prof. Dr. Selva Demiralp, OVP'lerde büyüme ve enflasyon hedefleri arasındaki tutarsızlığa dikkat çekerek, geçmiş programlardaki benzer içsel çelişkilerin yeni programda da devam edip etmeyeceğini sorguladı. Bu durum, programın uygulanabilirliği konusunda önemli bir soru işareti yaratıyordu.