ABD ekonomisindeki olağanüstü işgücü piyasası, Wall Street'te Fed'in gelecekteki faiz politikasıyla ilgili beklentileri derinden etkilemeye başladı. Ağustos ayında kaydedilen 162 binlik istihdam artışı, piyasaların beklentilerini önemli ölçüde aşarak, enflasyonla mücadele konusunda Fed'in daha agresif bir yaklaşım sergilemesi ihtimalini güçlendirdi. Bu durum, yatırımcılar arasında faiz artışı konusunda yeni bir odaklanmaya yol açtı.

Uzmanlar, bu verinin Fed'in güvenini artırdığını ve faiz artışının daha erken gerçekleşebileceği düşüncesini desteklediğini belirtiyor. RSM Başekonomisti Joe Brusuelas, Fed'in enflasyonla mücadelede gecikmeli kaldığını vurgulayarak, kurumun itibarını yeniden sağlamak için faiz artırma kararı alması gerektiğini savundu. Benzer şekilde, Federated Hermes'ten RJ Gallo, kısa vadeli faiz oranlarındaki bir yükseltmenin, Fed'in kararlılığını göstererek uzun vadeli tahvil getirilerindeki gerilemeyi engelleyebileceğini öngördü.

Bu gelişmelere paralel olarak, piyasa analistleri mevcut tahminlerini revize ettiler. Macquarie analistleri, son verilerin ardından aralık ayında bekledikleri faiz artışını eylül toplantısına kaydırdı. Kurum, ikinci artırımın ise 2027 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşebileceğini öngörüyor. Polymarket platformunda da 15-16 Eylül toplantısında faiz artışı olasılığı %53'e yükselirken, faizlerin sabit kalma ihtimali %48 civarında yer aldı. Bu durum, yatırımcıların piyasadaki belirsizliğe karşı daha temkinli bir tutum sergilediğini gösteriyor.