Yunanistan’ın un piyasasında ciddi bir değişim rüzgarı esiyor. Ülkenin önde gelen un fabrikaları, müşterilerine ton başına 40 euro’luk bir fiyat artışı bildirmiş, bu da ekonominin en hassas kalemlerinden olan ekmek ve makarna fiyatlarına yansıma potansiyeli taşıyor. Bu ani yükselişin altında yatan nedenler, küresel tahıl piyasasında yaşanan karmaşıklıkların yanı sıra, yerel faktörlerin de etkili olduğunu gösteriyor.
Küresel tahıl piyasasında, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları ve bu saldırıların Karadeniz limanlarındaki hasarlara yol açması, tahıl ihracatını önemli ölçüde aksatmış durumda. Ukrayna’nın tahıl ihracat güzergahlarından biri olan ve dünyanın en büyük mısır ve buğday tedarikçilerinden biri olan Odessa Limanı’na yönelik saldırılar, küresel tahıl arzını tehdit ederek fiyatları yukarı yönlendiriyor. Aynı zamanda, tahıl taşımacılığında yaşanan gecikmeler ve artan maliyetler de bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Tuna Nehri’ndeki düşük su seviyesi, tahıl taşımacılığını da olumsuz etkileyerek, buğdayın Romanya’daki Köstence Limanı’na taşınmasını zorlaştırıyor.
Avrupa genelinde yaşanan kuraklık da bu durumun bir parçası. Kuraklık, tahıl hasadını olumsuz etkileyerek, üreticilerin fiyatlar hakkında daha da temkinli davranmasına neden oluyor. Bu temkinlik, piyasadaki arz-talep dengesini bozarak, fiyatların yükselişine katkıda bulunuyor. Fransa emtia borsasında buğdayın ton fiyatı, şubat ayında başladığında 203 euro seviyesindeyken, son dönemde 256 euro’ya kadar yükselmiş ve ardından 248 euro’ya gerilemiş olsa da, bu durumun geçici bir durum olduğu ve tekrar yükseliş eğilimine girebileceği endişesi hakim.
Un fiyatlarındaki bu artışın etkileri, sadece büyük fabrikaları değil, aynı zamanda küçük fırınları ve makarna üreticilerini de derinden etkileyecek. Kanada’dan daha yüksek kaliteli buğday ithali yapmak zorunda kalan Yunan makarna üreticileri, kilogram başına 3,30 euro ödeyerek, buğday fiyatlarındaki artışın makarna fiyatlarına yansımasına neden olabilir. Ayrıca, endüstriyel fırınlar ve bisküvi üreticileri gibi un yoğun kullanan işletmelerde de tüketici fiyatlarına yansıma süreci, yıllık tedarik sözleşmelerinin sona ermesiyle birlikte hızlanabilir. Yunanistan’ın durum buğdayında kendi ihtiyacını karşılayabilse de, hasadın kalitesinin düşmesi, ithalata yönelimi artırıyor ve bu da fiyat artışına katkıda bulunuyor. Bu durum, geleneksel fırınlar için kritik bir eşik olabilir ve ekmek fiyatlarında yeni bir artışın olasılığını yükseltiyor.