Yeni bir dönemin kapıları açılabilir mi? ABD Başkanı Donald Trump'ın, Washington Post'ta yayınlanan ve Kiev'e kendi topraklarında Patriot önleme füzelerini üretme lisansı verilmesini savunan bir yazıyı sosyal medya platformu Truth Social'da paylaşması, savunma sanayinde önemli bir değişiklik sinyali olarak yorumlanıyor. Bu hamle, Trump'ın daha önce ‘dikkatli yaklaşım’ sergilediği dönemle çelişiyor ve Ukrayna'ya yönelik stratejik bir dönüşümü işaret ediyor.

Trump'ın bu beklenmedik paylaşımı, Amerika Birleşik Devletleri’nin mühimmat ve silah sistemleri konusunda yaşadığı kritik bir soruna doğrudan yanıt niteliğinde. Reuters’ın ağustos ayında duyurduğu habere göre, İran ile yaşanan çatışmaların ardından Amerikan ordusunun ATACMS ve yeni nesil PrSM uzun menzilli hassas füze stoklarının büyük bir bölümü tükenmiş durumda. Aynı zamanda, hava savunma mühimmatları da hızla azaldı. CSIS gibi uzman kuruluşlar, ABD’nin elinde yalnızca 1.000’den az Patriot ve yaklaşık 250 THAAD önleme füzesi kaldığını tahmin ediyor. Bu durum, Washington’da gelecekteki olası krizlere karşı hazırlık konusunda ciddi endişeleri artırmış durumda.

Bu endişeler, Trump'ın bu stratejik hamlesini destekliyor. Washington, üretimi olağanüstü ölçüde artırmaya yöneliyor. Lockheed Martin'e Patriot PAC-3 MSE üretimi için 7 yıllık bir sözleşme verilmesi, yıllık üretim kapasitesinin 600’den 2 bine çıkarılması hedefleniyor. Pentagon, Patriot ve THAAD parçalarının üretimini hızlandırmak için milyarlarca dolarlık yeni anlaşmalar yaparken, bu durumun Ukrayna’ya yönelik uzun vadeli bir destek mekanizması oluşturabileceği düşünülüyor. Bu, Ukrayna'nın hava savunma kapasitesini güçlendirecek ve aynı zamanda Amerikan savunma sanayisinin üzerindeki üretim yükünün bir bölümünü Avrupa’ya kaydırmayı hedefliyor.

Ancak bu durum, aynı zamanda riskleri de beraberinde getiriyor. Trump'ın ziyaretlerden hemen önce bu paylaşımı yapması, diplomatik çabaların yanı sıra, ABD’nin askeri stratejisinde önemli bir değişikliğin habercisi olarak da değerlendiriliyor. Zelenski’nin Rusya ile ateşkes ilan etme önerisi ve Kremlin’de Putin ile görüşmeleri, bu hamlenin arka planında şekilleniyor. Ukrayna’nın SBU karargâhına yönelik insansız hava aracı saldırısı ve Zelenski’nin ‘uygun ve somut bir karşılık’ talimatı ise bu karmaşık durumu daha da derinleştiriyor. Washington’ın Ukrayna’ya üretim lisansı vermesi halinde bu adım, ABD’den Ukrayna’ya hazır mühimmat sevkiyatından Ukrayna’nın üretime daha fazla dahil edildiği farklı bir modele geçiş anlamına gelebilir. Bu, hem Ukrayna’nın direniş kapasitesini güçlendirecek hem de ABD’nin savunma sanayiindeki rolünü yeniden tanımlayabilir. Ancak, Trump’ın bu riskli hamlesinin somut bir karara dönüşüp dönüşmeyeceği, Washington’ın diplomatik ve askeri değerlendirmeleriyle şekillenecek.”}P{}}