Yükselen faiz oranları ve daralan finansman imkanları, Türk sanayi sektörünü yeniden değerlendirmeye mecbur bırakıyor. Geleneksel yatırım modelleri artık sürdürülebilir olmadığı için, şirketler mevcut operasyonlarını daha akıllı ve veri odaklı yönetmeye yöneliyor. Bu strateji, özellikle hassas ölçüm ve katma değerli üretim süreçlerine odaklanmayı beraberinde getiriyor.
Renishaw Türkiye Genel Müdürü Sinan Fidanlıgül, rekabet avantajının sadece daha fazla makineye sahip olmaktan ziyade, üretim süreçlerinin ‘sinir sistemi’ olan hassas ölçüm teknolojilerini etkin kullanmakta yattığını vurguluyor. Sanayi içindeki temel sorun olan kapasite yetersizliğinin, aslında kaynak israfının bir sonucu olduğunu belirterek, üretimde milimetrenin binde biri (mikron) seviyesindeki hassasiyetlerin yönetilmesinin stratejik önemine dikkat çekiyor. Fidanlıgül, ‘Ölçme ve kalite kontrol süreçleri, imalatın sinir sistemidir.’ diyerek, doğru bir sistem kurmanın, yüksek finansman maliyetleriyle yeni tezgahlara yatırım yapmaya gerek kalmadan mevcut kaynakları verimli kullanmayı ve israfı önlemeyi sağladığını açıklıyor.
Bu yaklaşım, İngiltere’nin geçmişte yaşadığı sanayileşme ve dönüşüm sürecinden ilham alıyor. Türkiye’nin fason üretim ağırlıklı yapısından çıkıp, kendi markalarını yaratması gerektiğini savunuyor. Son 20 yılda imalat altyapısında önemli bir dönüşüm yaşanmasına rağmen, katma değer yaratma potansiyelinin henüz tam olarak kullanılamadığını belirtiyor. Fidanlıgül, girdi maliyetlerinden maksimum satış fiyatı ve katma değeri elde etmenin önemine vurgu yaparak, otomotiv, tekstil veya sağlık sektörlerinin benzer prensiplere göre yönetilmesi gerektiğini açıklıyor. ‘Türkiye’de üretemeyeceğimiz hiçbir şey yok.’ diyerek, yerli üretimin sürdürülebilirliğine olan inancını dile getiriyor.
Yapay zeka ve dijitalleşme, imalat sektörünü hızla değiştirirken, Renishaw’un ‘Geleceği Birlikte Dönüştürelim’ yaklaşımı, Türk müşterileri küresel Ar-Ge ekosisteminin aktif bir parçası haline getiriyor. Teknolojiyi sadece kullanmakla kalmayıp, yeniliklere yön verme ve kendi çözümlerini geliştirme potansiyeli de taşıyorlar. Bu sayede, Türkiye sanayi, verimlilik, kalite ve rekabet gücü açısından yeni bir döneme hazırlanıyor.”} attı: