Batı Şeria'nın kalbinde, Cenin'in Kabatiya bölgesinde gerilim tırmanıyor. İsrail ordusu, ‘güvenlik gerekçesiyle’ yaklaşık 7,5 dönümlük bir araziyi ‘acilen’ kontrol altına alma kararı aldı. Bu hamle, Filistin topraklarına yönelik devam eden askeri ve politik baskının son örneği olarak değerlendiriliyor. Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu’nun açıklamaları, benzer durumların giderek artarak devam ettiğini ve bölgedeki istikrarsızlığa yeni bir boyut kazandırdığını ortaya koyuyor.
Yayınlanan askeri haritalar, İsrail ordusunun bu araziyi, son dönemde genişleyen yasa dışı ‘Noa’ yerleşim bölgesinin kuzeyine uzanan, askeri kulelerin yerleştirileceği yeni bir yol inşa etme amacıyla kullandığını açıkça gösteriyor. Bu ‘yol’, zaten hassas bir coğrafi bölgeyi daha da tehlikeli hale getiriyor ve Filistinli 주민lerin güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Haritalar, yerleşim alanlarının sürekli genişlemesiyle oluşturulan bu ‘tehlikeli bağlantının’, bölgedeki stratejik dengeleri sarsacak potansiyele sahip olduğunu da vurguluyor.
Bu tür askeri emirler, Filistin topraklarının sistematik bir şekilde yağmalanması ve genişlemesine zemin hazırlayan bir süreçin parçası olarak değerlendiriliyor. Komisyon verileri, son hükümet döneminde yaklaşık 109 bin 141 dönüm Filistin toprağının İsrail tarafından kontrol altına alındığını ortaya koyarken, bu durumun bölgedeki mülteci sorununu daha da derinleştiriyor ve Filistinlilerin yaşam alanlarını ciddi şekilde kısıtlıyor. Bu durum, uluslararası toplum tarafından acilen ele alınması gereken bir insan hakları ihlalidir.
Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu’nun bu son açıklaması, İsrail hükümetinin Batı Şeria’daki toprak hakimiyetini pekiştirme ve bölgede yaygın bir kolonyal genişleme stratejisi uygulamaya koyma çabalarını açıkça ortaya koyuyor. Bu tür eylemler, Filistinlilerin özgürlük ve güvenliğine yönelik ciddi bir tehdit oluşturmakta ve barış sürecinin yeniden başlatılması için kritik öneme sahip adımlar atılmasını talep etmektedir. Bölgeye uygulanacak çözümler, Filistinlilerin haklarını ve mülkiyet haklarını koruyan, kalıcı bir barış ve güvenliğe yol açacak şekilde tasarlanmalıdır.”}çıkartma kararı aldı