New York borsaları, ABD'deki güçlü istihdam verileriyle haftanın son işlem gününe karmaşık bir başlangıç yaptı. Açılışta Dow Jones endeksi, güçlü istihdam verilerinin etkisiyle %0,19 oranında gerilemiş ve 53.584,89 puana gerilerken, S&P 500 endeksi %0,03 yükselerek 7.750,19 puana ulaştı. Nasdaq endeksi ise yatay bir seyirle 26.587,90 puanda kaldı. Bu gelişmeler, yatırımcılar arasında Fed'in faiz politikası konusundaki beklentileri yeniden ateşledi.
ABD'deki tarım dışı istihdam verileri, ağustos ayında 162 bin kişi artış gösterdi ve bu durum, piyasadaki beklentileri aşarak ekonomide hala güçlü bir iş gücü talebi olduğunu ortaya koydu. İşsizlik oranı ise beklenildiği gibi %4,1 seviyesinde kaldı. Ancak, tarım dışı istihdam verilerinde haziran ve temmuz aylarının verileri revize edilerek, toplam istihdamın daha önce açıklanan rakamlardan 55 bin kişi daha fazla olduğunu gösterdi. Bu durum, ekonominin daha da canlı olduğunu gösteren bir işaret olarak yorumlandı.
Bu istihdam verileri, dün ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller'ın yaptığı açıklamalarla birleşince, Fed'in politikası hakkında yeni bir perspektif ortaya çıktı. Waller, son verilerde enflasyondaki baskının azaldığını belirterek, bu eğilimin devam etmesi durumunda bu ay faiz oranlarının sabit tutulmasının desteklenebileceğini ifade etmişti. Bu beklenti, piyasalarda faiz oranlarının düşürülmesi ihtimalini güçlendirmişti. Ancak, güçlü istihdam verileri sonrası, Fed'in bu ay sıkılaştırmaya gidebileceğine dair öngörüler yeniden önem kazandı.
Verilerin yayımlanmasının ardından dolar endeksi %0,24 artışla 99,14'e yükseldi. ABD Hazine tahvillerindeki faiz oranları da yükselerek, 10 yıllık tahvilin %4,81 ve 30 yıllık tahvilin %5,27'ye ulaşmasıyla piyasalarda bir gerginlik yaratıldı. Analistler, güçlü bir iş gücü piyasasının, Fed'in enflasyonla mücadele stratejisinde daha agresif adımlar atmasına zemin hazırlayabileceğine dikkat çekiyor. Ancak, Fed'in politikası hakkında kesin bir karar vermesi için hala belirsizlik devam ediyor. Gelecek hafta açıklanacak enflasyon verileri, Fed'in bir sonraki hamlesine dair önemli ipuçları verebilir.
Piyasanın bu karmaşasında, tüketici harcamalarına odaklanan şirketlerden biri olan Lululemon da dikkat çekti. Şirketin yayımladığı bilançosunda gelir ve satışlarda düşüş yaşanması, hisse senedi fiyatında %20'ye yakın bir düşüşe neden oldu. Bu durum, genel piyasa atmosferine de negatif bir etki yarattı ve yatırımcıların risk iştahını azaltmasına yol açtı.