Türkiye’nin enerji manzarasında önemli bir dönüşüm noktası yaşanıyor. Ülkenin cari açığına katkıda bulunan enerji talebinin karşılanmasında, potansiyel olarak devasa bir kaynak, çatılarda bekliyor. 120 gigavatlık bir güneş enerjisi kapasitesine sahip olan bu kaynak, özellikle 35 gigavatlık esnek bir enerji kaynağının merkezinde yer alan çatı üstü kurulumlarıyla, hem sanayi sektöründe hem de konutlarda enerji maliyetlerini düşürme fırsatı sunuyor. Ancak bu dönüşümün önündeki en büyük engel, enerji sistemine kazandırılması hedeflenen bu kaynağın, 27 haftaya varan izin süreçleri nedeniyle henüz tam potansiyelini gerçekleştirememiş olmasıdır.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) raporları, çatı tipi güneş enerjisinin sadece çevresel bir yatırım olmadığını, aynı zamanda merkezi enerji sisteminin yükünü hafifleten ve kamu bütçesi üzerindeki sübvansiyon ihtiyacını azaltan stratejik bir ekonomik araç olduğunu vurguluyor. Dağıtık enerji üretimi, enerji ağının merkezi yapısını kırarak sistemin dayanıklılığını artırıyor. Bu model, enerji maliyetlerini düşürürken, aynı zamanda elektrik kesintilerine karşı daha dirençli bir sistem oluşturuyor. Bu da özellikle deprem gibi doğal afetlerde hayati önem taşıyor.

Türkiye’nin en yoğun nüfuslu ve ekonomik açıdan güçlü şehirleri olan İzmir, İstanbul ve Ankara’da bulunan çatı tipi güneş enerjisi potansiyeli, ülkenin enerji güvenliği ve ekonomik kalkınması için kritik öneme sahip. 2019’da getirilen aylık mahsup sistemine dayalı net ölçüm mekanizması, konut ve ticari segmentlerdeki tüketicilerin fazla ürettikleri elektriği satmalarını sağlayarak lisanssız üretim pazarının büyümesini tetikledi. Bu sayede, fotovoltaik güneş sistemleri, 2025 yılı sonu itibarıyla ülkenin lisanssız elektrik üretim kapasitesinin yüzde 97’sini oluşturuyor. Ancak, bu potansiyeli realize etmede, başvuru sürecinden devreye alınmaya kadar geçen uzun izin süreleri (27 haftaya kadar) önemli bir engel teşkil ediyor.

Sektör temsilcileri, bu durumun yeşil dönüşüm finansmanının geri dönüş sürelerini uzatarak yatırımcıları olumsuz etkilediğini belirtiyor. Güneş Enerjisi Sanayiicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan, uzaydan alınan görüntülerle yapılan analizlere göre Türkiye’nin bu potansiyeli rahatlıkla kullanabileceğini ve altyapı yatırımları, mevzuat düzenlemeleri ve finansman olanaklarının bir arada sağlanmasının önemini vurguluyor. Mevcut süreçlerin basitleştirilmesi ve izin sürelerinin kısaltılması, çatı tipi güneş enerjisinin Türkiye’nin enerji geleceğine katkı sağlaması için kritik bir adım olacaktır.”}z]