Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, enerji sektöründeki köklü değişimleri gözler önüne sererek, küresel enerji dengelerinin yeni bir evreye girdiğini ilan etti. Birol’un İstanbul’da düzenlenen ‘Küresel E-İhracat Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşma, elektriğin gelecekteki enerji üretiminin ve tüketiminin merkez üssü haline geldiği yönündeki güçlü mesajlarıyla dikkat çekti. Özellikle yapay zeka, elektrikli araçlar ve iklimlendirme sistemlerinin artan enerji talebi, bu dönüşümün temel itici gücü olarak öne çıktı.
Birol, Rusya’dan Avrupa’ya uzanan enerji koridorlarındaki belirsizlikleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki stratejik önemini vurgulayarak, bu güzergâhların gelecekteki enerji akışını nasıl etkileyeceğini değerlendirdi. Dünya enerji haritasındaki bu değişimlerin, Türkiye gibi jeopolitik açıdan kritik bir konumda bulunan ülkeler için de önemli sonuçlar doğuracağını belirterek, ülkenin enerji politikalarını ve teknolojik yatırımlarını yeniden şekillendirme ihtiyacını işaret etti. Sanayi Devrimi’nden günümüze kadar enerji üretiminde dominant olan kömür, petrol ve doğal gazın yerini, hızla artan elektrik talebi devraldığını ve bu durumun küresel enerji piyasalarını derinden etkileyeceğini vurguladı.
IEA Başkanı, şu anda en hızlı büyüyen enerji türünün elektrik olduğunu ve bu trendin önümüzdeki yıllarda daha da hızlanacağını öngördü. 2,5 yıl önce yaptığı ‘Dünya Elektrik Çağına Giriyor’ uyarısının ne kadar doğru olduğunu belirterek, her şeyin elektriklendiği bir döneme girildiğini, bu da elektriği bol ve ucuz üretebilen ülkelerin küresel rekabette önemli bir avantaj elde etmesine yol açacağını açıkladı. Özellikle yapay zeka ve veri merkezlerinin enerji tüketimi, bu artışın en büyük belirleyicisi haline geldi ve dünya genelinde milyarlarca dolarlık yatırımların bu alanda yoğunlaştığına dikkat çekti.
Birol, ABD’deki beş büyük teknoloji şirketlerinin sadece bu yıl veri merkezlerine 700 milyar dolar yatırım yaptığını ve bu tutarın petrol ve doğal gaz sektöründeki yatırımları aştığını belirterek, yapay zekânın artan elektrik ihtiyacının, enerji sistemine yenilikçi çözümler sunabileceğini de ekledi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının ve enerji tüketim noktalarının yoğunlaştığı sistemlerde yapay zeka sayesinde şebekelerin daha verimli yönetilebileceği ve enerji kayıplarının azaltılabileceği vurgulandı. Bu yaklaşım, hem enerji verimliliğini artıracak hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacaktı.”}