Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir televizyon programında, Türkiye Sağlık Hizmetleri'ndeki son gelişmeler hakkında detaylı bir değerlendirme yaptı. Mevzuat güncellemeleri, yeni hastane projeleri ve randevu sistemiyle ilgili yapılan iyileştirmeler üzerine konuşan Bakan Memişoğlu, toplum sağlığına odaklanan stratejik yaklaşımın önemini vurguladı. İlk olarak, Kasım ayında hayata geçirilen ve 31 bin aile hekimi tarafından yürütülen revizyonlu mevzuatın, birebir takip ve kronik hastalık taramalarıyla sağlık hizmetlerinin kalitesini artırdığını belirtti.
Bakan Memişoğlu, 42 milyon insanın kronik hastalık teşhisiyle karşı karşıya olduğunu ve bunlardan 5 milyonunun düzenli takibi ve tedavisiyle ilgilenildiğini aktardı. Aile hekimlerinin, hastaların geçmiş sağlık kayıtlarını değerlendirerek, ihtiyaçlarına göre hastanelere sevk etme rolünü ve elektronik ortamdaki bilgi paylaşımını da vurgulayarak, entegre sağlık hizmetlerinin önemini vurguladı. Ayrıca, 12 şehir hastanesi inşaatının 794 yeni devlet hastanesinin yapılması ve 184 bin tuvaletli banyo içeren hasta odalarının sayısının artırılması gibi hedefleriyle Türkiye'nin sağlık altyapısına yapılan yatırımları da detaylandırdı.
Şu anda 27 şehir hastanesi projesinin devam ettiğini ve Ordu, Trabzon, Şanlıurfa, Samsun ve Rize'deki hastanelerin kısa sürede hizmete gireceğini belirtti. Sancaktepe Şehir Hastanesi gibi projelerin yanı sıra, Bostancı’da FSM hastanesi inşaatı da başlamış ve Bakırköy Sadi Konuk hastanesinin yenilenmesi planlanıyordu. Bakan Memişoğlu, 2027'ye kadar 117 hastanenin tamamlanacağını ve Türkiye'nin sağlık hizmetlerinde küresel bir merkez olma yolunda ilerlediğini ifade etti. Sağlık arazileri konusundaki iddialara ise, atıl kalmış ve kullanılmayan alanlarla ilgili tasarruf sağladıklarını ve bu alanların değerlendirilmesinin devam ettiğini açıkladı, vurguladığı gibi bu yaklaşım, uzun vadeli planlamaya ve stratejik düşünceyi içeriyordu.
Son olarak, 2024'ün sonuna doğru 4 milyon vatandaşına randevu bulmakta yaşanan zorluklara dikkat çekerek, atamalar ve cihaza bağlı polikliniklere yapılan yatırımlarla bu sorunun çözüldüğünü ve randevu bekleyen hasta sayısının 400 bine düştüğünü belirtti. Aile hekimine ilk başvurunun yapılması gerektiğini vurgulayarak, toplum sağlığına odaklanan bu yaklaşımın önemini vurguladı. Ayrıca, doğum oranları ve sezaryen oranları konusundaki tartışmaları da ele alarak, 2.01'in üzerindeki doğum oranının sağlıklı bir nüfus yapısı için gerekli olduğunu ve normal doğumun teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Gebe okullarının sayısını iki katına çıkararak anne adaylarına destek olmaya devam edeceklerini ifade etti.