Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde 2006 yılında yaşanan ve hayatın akışını derinden etkileyen bir kayıp vakası, 20 yıllık aranın ardından yeni bir döneme girdi. Hamdi Karakuş isimli genç adamın, 1 Nisan 2006’da ortadan kaybolması, ailesi için yıllardır süren bir acı ve umutsuzluğun kaynağı olmuştu. Bu travmatik süreçte, yapılan birçok soruşturma ve inceleme sonuçsuz kalmış, dosya uzun yıllar boyunca arşivde tozlanmıştı.
Ancak JASAT’ın yeniden devreye girmesi ve 3 yıl süren titiz çalışması, artık bir çözümün mümkün olduğuna dair umut ışığını yeniden aydınlatmıştı. Olayın çözülmesinde kritik rol oynayan adli emanette bulunan tüfek dipçiğindeki DNA’nın Hamdi Karakuş’a ait bulunması, soruşturmanın yönünü tamamen değiştirmişti. Bu önemli bulgu üzerine harekete geçen JASAT ekipleri, kapsamlı bir operasyon düzenleyerek 12 şüpheliyi gözaltına aldı. Bu adım, ailenin yıllardır dile getirdiği ‘bir mezarı olsun’ talebinin ilk kez gerçeklenebileceği umudunu doğurmuştu.
Karakuş’un ablası Semra Dönmez, uzun yıllardır süren kayıp süreciyle ilgili duygusal bir açıklama yaptı. Dönmez, ağabeyinin kaçırıldığını, dövüldüğünü ve ardından Ankara’da bir köprü altına atıldığını öne sürdü. Daha sonra kendi imkanlarıyla kurtulup köye döndüğünü, ancak husumetli olduğu kişiler tarafından tekrar kaçırıldığını ve o günden sonra haber alınamadıklarını aktardı. Ailenin yaşadığı acı ve umutsuzluk, yıllar sonra adalete teslim edilme umuduyla birleşti. Dönmez, faillerin cezalandırılmasını talep ederken, uzun süren mücadele boyunca JASAT’a ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na teşekkür etti.
Gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerinin alınması ve adli süreçlerin başlamasıyla birlikte, Hamdi Karakuş ailesi için yeni bir umut dönemi başladı. Ailenin avukatının ifadesinde, “Müvekkilin abisi Hamdi Karakuş 20 yıldır kayıp, haber alınamıyor. Bununla alakalı müvekkil, abisinin bulunması için 20 yıl boyunca birçok kez girişimde bulunmuş” denildi. Adaletin yerini bulma umuduyla birlikte, uzun yıllardır beklenen bir kapanışın sağlanması bekleniyor.