Şanlıurfa, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan eşsiz bir coğrafya. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yeni girişimi olan 'Kültür Yolu Festivali', bu zengin mirası gün yüzüne çıkarmak ve şehirlerin kültürel kimliğini güçlendirmek amacıyla başlatıldı. Bu yılın ilk durağı olan Şanlıurfa'da açılış töreni, şehrin kalbinde gerçekleşti ve festivale büyük bir coşkuyla start verildi.
Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, festivalin Şanlıurfa'nın ‘insanlığın hikayesinin başladığı yer’ olduğunu hatırlatarak, bu coğrafyanın geçmiş ve gelecek arasında bir köprü olduğunu vurguladı. Göbeklitepe, Karahantepe ve Taş Tepeler gibi önemli arkeolojik alanların, insanlık tarihine yeni bakış açıları sunarken, aynı zamanda turizm alanında da büyük bir potansiyel barındırdığını da ekledi. Festival, sadece bir etkinlik takvimini değil, kültürü, sanatı, tarihi ve turizmi bir araya getirerek şehirlere değer katan kapsamlı bir kalkınma modelini temsil ediyor.
Festival programı, 21 farklı noktada 159 etkinlikle sanatseverlere sunulacak. 4 sergi ve yerleştirme, 8 farklı başlıkta çocuk etkinlikleri, 4’ü çocuk olmak üzere 27 atölye, 5 söyleşi, tur, yürüyüş, fotoğrafçılık, film gösterimi gibi çeşitli aktivitelerle Şanlıurfa, kültür ve sanatın kalbinin yeniden atacağı bir merkez haline gelecek. Özellikle Taş Tepeler projesi kapsamında yürütülen kazı ve araştırmalar, Neolitik dönemin sırlarını aydınlatırken, uluslararası işbirlikleriyle Japonya, Almanya, İtalya gibi ülkelerden sanatçı ve bilim insanlarının Şanlıurfa’ya gelerek yerel kültürle etkileşim kurması, festivalin uluslararası boyutunu da artıracak.
Festivalin Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak tarafından açılışı yapılırken, Şanlıurfa’nın sadece görülecek bir şehir olmadığını, aynı zamanda yaşanacak bir şehir olduğunu vurgulandı. Şehrin kültürel ve turistik zenginlikleri, yerli ve yabancı ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim sunacak. 2026 Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin ilk durağı olan Şanlıurfa’nın, bu yolculuğa ilham veren bir başlangıç olacağına inancı dile getirildi. Festival, Şanlıurfa’nın turizm potansiyelini artırmanın yanı sıra, medeniyetlerin buluşma noktası olma özelliğini de pekiştirecek.