New York Menkul Değeri, yatırımcıların risk alma isteğini artırmasıyla birlikte, önemli bir yükseliş sergiledi. Bu yükselişin temelinde, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artışlarına yönelik beklentilerin azalması ve piyasalarda hakim olan belirsizliğin hafiflemesi yer aldı. Dow Jones endeksi, bu olumlu havada yüzde 1,18'lik bir artışla 53.686,11 puana ulaşarak günün en yüksek seviyesine çıktı.

S&P 500 endeksi de benzer şekilde yüzde 1,06 oranında yükselerek 7.747,71 puana ulaştı. Nasdaq endeksi ise daha dinamik bir performans sergileyerek yüzde 1,40'lık bir artışla 26.584,06 puana yükseldi. Petrol fiyatlarındaki kısa vadeli artışlar da piyasadaki pozitif havayı desteklerken, tahvil faizlerindeki düşüş, yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesine katkıda bulundu.

Bu yükselişin arkasında yatan en önemli etken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller'ın yaptığı açıklamalar oldu. Waller, son ekonomik verilere işaret ederek, enflasyon baskılarının azalması ve faiz oranlarının sabit tutulması gerektiği yönünde güçlü bir mesaj verdi. Bu beklenti, Fed'in 15-16 Eylül'deki toplantısında politika faizini değiştirme olasılığını önemli ölçüde düşürdü. Aynı zamanda, ABD'nin 10 ve 30 yıllık Hazine tahvil faizlerindeki düşüş, piyasalarda güveni artırmada etkili oldu.

Piyasalardaki bu olumlu tabloya, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'ın da açıklamalarıyla destek geldi. Vance, Fed'in faiz oranlarını düşürme konusunda harekete geçmesi gerektiğini vurgulayarak, enflasyonla mücadelede daha agresif bir yaklaşım gerektiğini ima etti. Ayrıca, İran konusunda ABD'nin tüm seçenekleri değerlendirmeye hazır olduğunu belirterek, gerilimlerin tırmanması ihtimalini ortadan kaldırmadı. Petrol piyasasında ise Brent petrolün vadeli varil fiyatı, jeopolitik riskler nedeniyle hafif bir artış gösterdi. Ticaret cephesinde ise Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD ile olası bir ticaret anlaşması için kapıyı kapalı bırakırken, istikrar ve güvenilirliğin şart olduğunu vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump ise Kanada ile gerilimli ilişkilerin devam ettiğini savunarak, Kanada ekonomisinin çökebileceğini öne sürdü. Son olarak, ABD'de ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı artarken, dış ticaret açığı rekor seviyeye ulaşması, piyasalarda dikkatleri yeniden makroekonomik verilere yöneltti.”} Piyasalar, Fed'in tutuklu bir tavır sergilemesiyle yeniden canlandı.