Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bugün YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Üsküdar Belediyesi başkanlık seçim sürecinde yaşananların detaylarını sunarak dikkatleri üzerine çekti. Emir, seçimlerin manipüle edildiği ve halk iradesinin hedef alındığına dair çarpıcı iddialarda bulundu. Basın toplantısında dile getirdiği açıklamalar, hukukun ve siyasetin ilkelerine açık bir uyarı niteliği taşıyor.

Emir’in vurguladığı temel nokta, 5 Ağustos’ta gerçekleşen başkanlık seçimi sürecinde, belediye meclis üyelerine yönelik sistematik baskı ve manipülasyon girişimiydi. Seçimlerin sonucu, sandıkta elde edilemeyen bir başarıyı, polis zoruyla, baskı ve siyasi güç kullanarak değiştirmeye yönelik bir çabanın parçası olarak değerlendirildi. Emir, bu sürecin, halk iradesine çökmek üzere olan, kirli senaryoların en tipik örneğini oluşturduğunu ifade etti. Meclis üyelerine yönelik tehdit, telkin ve önerilerle oy verme davranışlarının etkilenmeye çalışıldığına dikkat çekildi.

Açıklamaların merkezinde, belediye meclis üyelerinin seçim öncesinde ve sonrasında yaşadığı baskı ve tehditler yer aldı. Meclis üyeleri tarafından dile getirilenlere göre, valilik etkisi altında yapılan görüşmeler, hakim evlerinde gerçekleştirilen toplantılar ve farklı kanallar aracılığıyla yapılan öneriler, tehditler ve baskılar, meclis üyelerinin oylarını etkilemek amacıyla kullanıldı. Özellikle, Ahmet Başbaydar isimli meclis üyesinin, oğlunun KCK üyesi olduğu iddiasıyla hüküm giymiş olması ve Adalet Bakanlığı tarafından yapılan bir telefonla oy verme yönünde etkilenmeye çalışılması, iddiaların ciddiyetini artırdı. Ayrıca, Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız'ın da bu süreçte adı geçmesi, siyasi manipülasyonun boyutunu daha da genişletti.

Bu iddiaların yanı sıra, Hüseyin Kazan isimli meclis üyesinin, oğlunun şartlı tahliyesiyle cezaevinden tahliye edilmesi, siyasi etkilerin meclis üyelerinin oyunu etkilemek amacıyla kullanıldığına dair şüpheleri de beraberinde getirdi. Bu durum, seçim sürecinde hukukun üstünlüğünün ve adil yargılamanın ihlal edildiği yönünde endişeleri artırmakta. Murat Emir, bu iddiaların üzerine gidilmesi gerektiğini ve başta Sayın Bakan Yardımcısı olmak üzere kimsenin bu iddiaların üstüne yatmamasını talep etti. Bu süreçte, kimsenin siyasi çıkarlarını gözetmek yerine, hukukun ve adaletin tesis edilmesi gerektiği vurgulandı.