İzmir'de yaşanan üzücü vefatın ardından, Dr. Özlem Gültekin'in ölümünün ardındaki karmaşık detaylar aydınlanmaya çalışılıyor. İlk raporlarda kalp krizi belirtilen vakanın, propofol zehirlenmesi sonucu gerçekleştiği Adli Tıp Kurumu'nun tespitleriyle ortaya çıkması, sürecin sadece tıbbi bir boyutunu değil, aynı zamanda duygusal ve hukuki bir karmaşayı da beraberinde getirdi. Bu karmaşanın merkezinde, Dr. Gültekin'in ölümünden önce çektiği ve yıllardır saklanmış bir vasiyet videosu bulunuyor.
26 Ocak 2026'da çekilen, Seren Serengil tarafından sosyal medyada paylaşılan bu video, Dr. Gültekin'in acılarını ve pişmanlıklarını gözler önüne seriyor. Vücutlarının son anlarına kadar belirgin bir şekilde huzursuz hissettiği, oğluna olan endişesini dile getirdiği, özellikle babasının kendisini ihmal ettiğini ve hayatının ne kadar mutsuz geçtiğini ifade ettiği duyuluyor. Dr. Gültekin, ‘Ölürsem, bir yıldır boşanmak istediğim, yüzünü dahi görmek istemediğim narsist bir babanın elinde büyüyecek evladıma her geçen gün üzüldüğüm ama bir şey yapamadığım adama asla ve asla malvarlığımdan hiçbir şey verilmesini istemiyorum’ diyerek, vasiyetinin açık ve net olduğunu vurguluyor.
Dr. Gültekin, videoda sadece mal varlığına ilişkin taleplerini değil, aynı zamanda oğlunun geleceği için de endişelerini dile getiriyor. Çocuğunun eğitim masraflarının karşılanmasını, bu sürecin ailesi tarafından takip edilmesini talep ediyor. Ayrıca, Çelik ile olan iletişimini, telefonlarını engellediğini ve iletişim kurmakta zorlandığını iddia ederek, bu konuda WhatsApp mesajlarının ve avukatla yaptığı görüşmelerin kayıtlarının olduğunu belirtiyor. Bu durum, sürecin sadece bir vasiyetten ibaret olmadığını, aynı zamanda uzun süren bir mücadele ve çatışma hikayesini de barındırdığını gösteriyor.
Bu karmaşık tabloya Erhan Çelik'in açıklamaları da ekleniyor. Çelik, videonun, daha sonra pişmanlık duyduğu ve herkesin huzurunda özür dilediği bir döneme ait olduğunu savunuyor. Ayrıca, otopsi sonucunun açıklandığı gün videonun yeniden dolaşıma sokulduğunu, bunun kamuoyunun dikkatini ölüm nedeninden uzaklaştırmaya yönelik bir hamle olduğunu iddia ediyor. ‘Söz konusu video, merhume eşimin daha sonra pişmanlık duyduğu ve herkesin huzurunda benden özür dilediği bir sürece ilişkindir’ diyerek, yaşananları farklı bir perspektiften değerlendiriyor. Bu açıklamalar, vasiyet videosunun ortaya çıkışının ardındaki motivasyonları ve olası manipülasyonları anlamak için önemli bir ipucu sunuyor.