2026 yılı müfredat güncellemesi, ‘Milli Mücadele’ kavramının ‘Kurtuluş Savaşı’ ile değiştirilmesiyle başlayan bir tartışma zemini oluşturmuştu. Bu tartışmalar, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, ‘Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı’ şeklinde ortaya koyduğu, dilbilimsel bir yanlışlık ve daha da önemlisi, tarihsel bir bakış açısındaki eksiklik olarak değerlendirilmişti. Bu ifade, sadece bir dil hatası değil, aynı zamanda, Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasının, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş mücadelesinin temelini oluşturduğunu göz ardı eden bir yaklaşımdı.
Gerçek tarih, emperyalizmin karanlık gölgesinden kurtuluşun, sadece askeri bir zaferle değil, aynı zamanda, siyasi ve ekonomik bir yeniden yapılanma sürecinin de ürünü olduğunu ortaya koymaktadır. Atatürk liderliğindeki Milli Mücadele, yalnızca işgal eden güçlere karşı bir direniş değil, aynı zamanda, özgürlüğümüzü ve bağımsızlığımızı koruma çabasıydı. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra ortaya çıkan boşluğu doldurmak ve kendi kaderimizi belirlemek için atılan adımların, Cumhuriyet’in temellerini atmıştı.
Cumhuriyet Rejimi’nin, Atatürk Reformları ve Milli Yatırımlar ile gerçekleştirdiği dönüşüm, Türkiye’nin modernleşme sürecinde kritik bir dönüm noktası olmuştur. Bu yatırımlar, sadece altyapımızı güçlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda, ekonomik bağımsızlığımızı sağlamak için de önemli bir adım atmıştı. Özellikle, millileştirilen hatlar ve şirketler, ülkenin ulaşım ve ticaret kapasitesini artırarak, ekonomik kalkınmaya önemli katkılar sağlamıştır. Bu stratejik yatırımlar, Anadolu’nun dört bir yanını birbirine bağlayarak, ulusun birliğini ve beraberliğini pekiştirmişti.
Anadolu’nun demiryolu ağı, bu dönüşümün en çarpıcı örneklerindendi. 1924’te başlayan, Haydarpaşa Limanı’nı da içine alan Anadolu-Bağdat hattı, 1927’de kurulan Devlet Demiryolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi tarafından geliştirilmiştir. Ardından, 1928’de kurulan Anadolu Demiryolu Şirketi, Haydarpaşa-Ankara hattı ile birlikte, ülkenin önemli ulaşım akslarını oluşturmuştur. Mersin-Tarsus-Adana hattı, Samsun-Çarşamba hattı, Mudanya-Bursa hattı, Bağdat hattının Adana kesimi, İzmir-Kasaba hattı ve Manisa-Bandırma hattı gibi projeler, Türkiye’nin demiryolu altyapısının modernleşmesine önemli katkılar sağlamıştır. Bu demiryolu ağları, sadece ekonomik kalkınmayı desteklemekle kalmayıp, aynı zamanda, ülkenin coğrafi konumunu ve stratejik önemini de artırmıştır.