Türkiye’nin tarım ve gıda ekonomisi, küresel dinamiklerin etkisiyle yeni bir evreye giriyor. Bu dönüşüm sürecinde, üreticilerin ve sanayicilerin karşı karşıya olduğu fiyat dalgalanmalarına karşı korunmaları için önemli bir adım atılıyor. Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) tarafından geliştirilen vadeli işlem piyasası, bu amaca yönelik bir yenilik olarak piyasaya sunuluyor.

TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası, İzmir Ticaret Borsası’nda (İTB) yapılan özel tanıtım toplantısıyla yatırımcı ve sektör temsilcileriyle buluştu. Toplantı, ELÜSMarket Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK), İş Yatırım Menkul Değerler ve TÜRİB iş birliğinin gücünü ortaya koyarken, tarım sektörünün geleceğine dair önemli tartışmalara da zemin hazırladı. Lisanslı depoculuk, elektronik ürün senedi (ELÜS) piyasası ve vadeli işlemlerin tarım sektörüne sağlayacağı avantajlar, toplantının ana gündem maddesiydi.

Toplantıda konuşan İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, küresel piyasaların Türkiye’deki tarım sektörünü doğrudan etkilediğini vurgulayarak, Türkiye’nin kendi tarımsal ürünlerinin fiyat riskini daha etkin bir şekilde yönetmesi gerektiğini savundu. Kestelli, TÜRİB’in devreye girmesiyle birlikte, sektörün daha rekabetçi bir hale gelmesinin ve küresel pazarda daha güçlü bir konuma ulaşmasının önünü açacağını ifade etti. TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali ise yıl sonunda başlayacak piyasanın, buğday ve mısır gibi stratejik ürünlerle başlayacağını ve zamanla genişletilebileceğini açıkladı.

Yeni piyasanın, hem üreticilerin hem de sanayicilerin fiyat dalgalanmalarına karşı korunmasını sağlayacak, hem de daha şeffaf ve sağlıklı gösterge fiyatların oluşmasına katkı sağlayarak, tarım sektörünün daha istikrarlı bir büyüme gösterebilmesine olanak tanıyacağı belirtiliyor. İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Burak Kınalılar, kurum olarak tarım piyasaları ve sermaye piyasaları arasında köprü görevi üstlenerek, bu yeni yapının başarılı bir şekilde hayata geçirilmesine katkı sağlayacaklarını ifade etti. TUSAF Onursal Başkanı Haluk Tezcan, Türkiye’nin tarım ve gıda alanındaki potansiyelini vurgulayarak, bu potansiyelin teknoloji ve finansman desteğiyle desteklenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, tarım sektörünün geleceği açısından etkin ve şeffaf bir ticaret sisteminin kurulmasının önemine dikkat çekildi.