MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son dönemde toplumun farklı kesimlerini ilgilendiren anket ve araştırma faaliyetlerine yönelik güçlü bir açıklama yaptı. Bahçeli, bu tür çalışmaların, ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonuna ulaşma çabalarımızı zedelemeye yönelik, stratejik bir manipülasyon olduğunu vurgulayarak, toplumsal barış ve dayanışma hedeflerine yönelik bir tehdit olarak kabul etti. Bu tür girişimlerin, milli değerler ve inançlar üzerine yapılan tartışmaları çarpıtma ve yönlendirme amacını taşıdığını savundu.
Açıklamasında, Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesiyle ilgili yapılan araştırmanın, kimlik siyasetine alet edilerek, ayrışma ve kutup kelimesini yeniden gündeme getirme çabası olduğunu belirtti. Bahçeli, sporun, kimlik siyaseti aracı olarak kullanılmasının, toplumsal uzlaşmayı ve kardeşliği zedeleyen bir durum olduğunu ve bu tür girişimlerin, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine yönelik bir sabotaj planı olduğunu ifade etti. Ayrıca, Türk milletinin dinî inançlarının, araştırma adı altında tartışmaya açılmasının, toplumun manevi değerlerini hedef alan ve düşmanları sevindirmeye yönelik bir strateji olduğunu da belirtti.
Bahçeli, kamuoyu araştırmalarının bilimsel ve hukuki temellere oturtulması gerektiğini, bu tür çalışmaların, sözde araştırmacılar tarafından manipüle edilerek, toplumun hassasiyetlerine ve değerlerine aykırı sonuçlar üretmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle, Friedrich-Ebert-Stiftung gibi kuruluşların desteğiyle yürütülen ve Kürt Çalışmaları Merkezi ile işbirliği yapan çalışmaların, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine yönelik bir propaganda aracı olarak kullanılabileceğini belirtti. Ayrıca, Türk milletinin dinî inançlarına yönelik yapılan olumsuz araştırmaların, milli iradeyi hedef alan bir saldırı olduğunu da ifade etti.
Bahçeli, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefin için verilen mücadelede, TBMM'de kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”’un önemli bir kilometre taşı olduğunu ve bu kanunun, milli iradenin bir izdüşümü olduğunu vurguladı. Kanunun 467 milletvekili tarafından kabul edilmesi, ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonuna yönelik kararlılığın ve kapsamlı mutabakatın göstergesi olduğunu belirterek, terörün ortadan kaldırılmasını, güvenliğin sağlanmasını ve Anadolu'nun her karışında kardeşliğin ve dayanışmanın hakim olmasını temelliştirdi. ‘Terörsüz Türkiye’nin, gelecek Türk asırlarının müjdesi olduğunu ve kalkınma iradesine pusu kuran güçlere karşı bir direniş olduğunu ifade etti.”}p>