Namibya hükümeti, Benguela kıyılarında 20 yıl boyunca sürdürülebilir bir fosfat operasyonu başlatmak için özel bir izin vermeye hazırlanıyor. Bu riskli girişim, yaklaşık 2.234 kilometrekarelik geniş bir alana yayılıyor ve Namibian Marine Phosphate adlı şirketin, deniz tabanındaki zengin fosfat kaynaklarını ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Bu, okyanusun derinliklerinden elde edilen ilk büyük ölçekli ticari fosfat operasyonlarından biri olma potansiyelini taşıyor.
Projenin temel amacı, yılda 3 milyon ton fosfatın çıkarılması ve işlenmesi. Bu işlem, özel olarak tasarlanmış tarama araçlarıyla 200-250 metre derinlikteki deniz tabanında gerçekleştirilecek. Çıkarılan fosfat, daha sonra Walvis Bay'deki bir tesise taşınacak ve burada konsantre haline getirilecektir. Bu, gübre üretimi gibi kritik sektörlerde kullanılan önemli bir hammaddenin güvenilir bir kaynağının oluşturulması anlamına geliyor. Şirket, yıllık 1,7 kilometrekarelik bir alanda faaliyet gösterecek ve 20 yıl içinde toplamda 34 kilometrekarelik bir alanın taranmasını öngörüyor.
Ancak, bu büyük ölçekli operasyon, çevresel kaygıları da beraberinde getiriyor. Ocean Conservation Namibia gibi kuruluşlar, bu tür faaliyetlerin Benguela deniz ekosistemine ve özellikle balıkların üreme alanlarına zarar verebileceği konusunda ciddi endişeler dile getiriyor. Deniz tabanının karıştırılması, suyun bulanıklaşmasına ve fosfatların geri suya karışmasına neden olarak, deniz yaşamı üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratma potansiyeli bulunuyor. Bu durum, balıkçılık sektörünün de geleceği açısından kritik bir sorun teşkil ediyor.
Şirket, çevresel etkileri azaltmak için kapsamlı değerlendirmeler yaptığını ve bu faaliyetlerin Benguela ekosistemine önemli bir zarar vermeyeceğini savundu. Ancak, bazı deniz bilimcileri, deniz tabanındaki ağır metallerin besin zincirine geçişine dair yeterli araştırmaların yapılmadığını ve bu konuda daha dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Bu projenin hayata geçirilmesi, hem uluslararası çevre örgütleri hem de yerel topluluklar tarafından yakından takip edilecek ve sonuçları, okyanus ekosistemleri için önemli bir referans noktası oluşturabilir.