Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TUSAŞ tesislerinde gerçekleştirilen GÖKBEY Helikopteri teslimat töreninde, Türkiye’nin savunma sanayiindeki çığır açan dönüşümüne dair önemli verileri kamuoyuyla paylaştı. Bu etkinlik, sadece yeni bir helikopterin teslim edilmesiyle sınırlı kalmayıp, 23 yıllık bir çabanın somutlaşması olarak da değerlendirildi.
Görgün, helikopter programlarının, ülkeye 35 milyar doların üzerinde bir ekonomik katkı sağladığını ve 8 milyar doların üzerinde doğrudan ithalatın önüne geçtiğini vurgulayarak, bu platformların kullanım ömrü boyunca sunulan bakım ve operasyonel destek giderlerini de hesaba kattıklarını belirtti. Bu sayede, sadece helikopterlerin maliyeti değil, ilgili altyapı ve yeteneklerin geliştirilmesi de değerlendirildi. Bu durum, savunma sanayiini, Türkiye ekonomisinin en dinamik ve yenilikçi sektörlerinden birine dönüştürme potansiyelini ortaya koymaktadır.
Savunma sanayii alanındaki bu dönüşümün boyutları, 2003 yılındaki başlangıç noktasıyla kıyaslandığında çarpıcı bir şekilde ortaya çıktı. O dönemde 62 proje yürüten Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı, bugün 1.486 projeyi eş zamanlı olarak yönetiyor. Proje hacmi ise 7,4 milyar dolardan 150 milyar doların üzerine çıkarak, yerlilik oranının %20’den %83’e yükselmesiyle birlikte, Türkiye’nin savunma sanayiinde küresel bir oyuncu haline gelmesini sağlamıştır. Bu başarı, sadece teknik bir beceri değil, aynı zamanda stratejik bir vizyon ve uzun vadeli yatırımların bir sonucudur.
Görgün, bu dönüşümün sadece sayılarla değil, aynı zamanda sanayideki yeni yapıyla da tanımlandığını ifade etti. “Artık biz, sadece platformları almakla yetinmiyoruz; biz bu platformları tasarlıyoruz, geliştiriyoruz, üretiyoruz, modernize ediyoruz ve hatta başka ülkelere ihraç ediyoruz” diyerek, bu durumun, ülkeye kalıcı bir sanayi kapasitesi kazandırdığını vurguladı. Bu yaklaşım, hem ekonomik kalkınmaya katkı sağlamakla hem de dışa bağımlılığı azaltmakla birlikte, savunma sanayisinde rekabet gücünü artırmaktadır. Ayrıca, GÖKBEY ve onu takip eden milli helikopter projeleri sayesinde 200’den fazla yerli firma bu süreçte yer alırken, 11. en büyük savunma ve havacılık ihracatçısı olarak Türkiye’nin dünya genelindeki konumunu güçlendirmektedir.