İstanbul’un karmaşık yapılarında, değerlerin ve hakların korunması gereken alanlarda, sahtecilik ve dolandırıcılık faaliyetleri gözlem altına alındı. Tapu ve noterliklerdeki bu tür düzenlemelerin istikrarsızlığa yol açabileceği son olay, Ayhan Aydınoğlu’nun yakalanmasıyla sonuçlandı. Bu operasyon, sahte belgelerin ve dublörlerin kullanıldığı, değerli gayrimenkullerin satışa çıkarıldığı iddialarıyla ilgili soruşturmanın bir parçası olarak gerçekleşti.

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma, şebeke üyelerinin sahte vekaletnameler aracılığıyla tapu sahiplerine benzeyen bireyleri kullanarak gayrimenkullerin satışını gerçekleştirdiği yönündeki iddiaları doğrular niteliktedir. Sarıyer’de yaklaşık 10 milyon lira değerinde bir arsanın, 2019 yılında Isparta’dan getirilen sahte bir vekaletnameyle 1 milyon 600 bin liraya Mustafa T.’ye satılması, soruşturmanın en dikkat çekici somut örneğidir. Bu olay, sahtekarlık yöntemlerinin ne kadar iddialı ve karmaşık olabileceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Soruşturma ekibinin yaptığı detaylı incelemeler, Ayhan Aydınoğlu’nun bu satışla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, Aydınoğlu’nun “Kamu Kurum ve Kuruluşları ve Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık”, “Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet” ve “Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması” suçlarından toplam 25 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığını belirledi. Bu durum, Aydınoğlu’nun daha önce yaptığı suçların kapsamını ve bu tür faaliyetlerde bulunmasının ciddi sonuçları olduğunu gösteriyor.