İstanbul'da 2022 yılının Eylül ayında tedavi görmek üzere bir hastaneye kabul edilen Z.Y., daha sonra izin almadan hastaneden ayrılıp ortadan kayboldu. Bu kayıp, polis tarafından Kayıp Şahıslar Büro Amirliği tarafından derhal başlatılan kapsamlı bir arama kampanyasına dönüştü. Olayın karmaşıklığı ve uzun sürmesi, soruşturmanın ilk aşamalarında büyük bir endişe yaratmıştı.

Z.Y.'nin son temasının sağladığı ipucu, telefon kayıtlarının incelenmesiyle ortaya çıktı. Polis, Z.Y.'nin son olarak F.D. adlı bir kişiyle iletişim kurduğunu ve telefon sinyalinin F.D.'nin Esenyurt'taki ikametgahına yöneldiğini tespit etti. Bu durum, soruşturmanın odağına F.D.'yi yerleştirmiş ve olayın ardındaki gerçeklerin peşinde koşulmasını sağlamıştır. F.D.'nin geçmişi ise, 2024 yılında ‘Kasten Öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmiş olmasıyla dikkat çekici bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Soruşturmacılar, telefon sinyallerinin izini sürmeye devam ettikçe, Z.Y.'nin 4 Ekim 2022 ile 10 Ekim 2022 tarihleri arasında hayatını kaybettiğini kesinleştirdiler. Bu tespit, soruşturmanın yönünü değiştirmiş ve olayın ardındaki sorumluların belirlenmesi için yeni bir odak noktası oluşturmuştur. Z.Y.'nin ani ölümü, olayda yer alan diğer şüphelilerin de dahil olduğunu ortaya koymuştur.

Bu karmaşık tabloyu tamamlayan polis, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 6 şüpheliyi yakalamak amacıyla 1 Eylül 2026 tarihinde eş zamanlı İstanbul ve Sinop'ta operasyonlar düzenledi. Operasyonlar sonucunda gözaltına alınan şüpheliler, Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği tarafından sorgulanmak üzere götürüldü. Bu operasyon, olayın ardındaki tüm detayların aydınlatılmasına yönelik kapsamlı bir soruşturma sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilmektedir.