Gazze Şeridi'nde yaşayan milyonlarca insanın hayatı, uluslararası kuruluşların uyarıları doğrultusunda giderek daha da zorlu hale geliyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından yapılan son açıklamalar, İsrail'in uyguladığı kısıtlamaların, özellikle yanık hastaları için hayati öneme sahip tıbbi malzemelerin tükenmesine neden olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu durum, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor.

MSF'nin sosyal medya kanallarından yayımlanan bilgilere göre, Gazze'deki klinikler, yüzlerinde şiddetli yanıklar bulunan, ‘endişeli sayıda’ hastaya tedavi uygulamaya devam ediyor. Bu kliniklerde bulunan 88 yanık hastasının büyük çoğunluğu, yani %85'i, en savunmasız ve kırılgan grubun – çocukların – oluşturuyor. Bu çocuklar, yaşam kalitelerini korumak ve kalıcı şekil bozuklukları ile sakatlıkları önlemek için özel basınç terapisi maskelerine ihtiyaç duyuyor.

Bu maskeler, yanıkların iyileşme sürecinde kritik bir rol oynuyor. Sürekli basınç uygulayarak hastaların solunum fonksiyonlarını, hareket kabiliyetini ve yüz fonksiyonlarını bozabilecek yara izi ve kasılmaları engelliyor. MSF, 2020 yılından beri bu maskelerin Gazze'deki tek tedarikçisi olarak, 3D yazıcılarla üretilen bu özel cihazları hastaların ihtiyaçlarına göre uyarlıyor. Ancak, 3 Aralık 2025 tarihinde, diğer 37 sivil toplum kuruluşuyla birlikte MSF'nin Filistin'deki operasyonları tamamen askıya alınmış durumda. Bu durum, Gazze'ye yeni malzeme girişinin engellenmesine neden olarak, tedavi gören hastalar için ciddi bir sorun yaratıyor.

Gazze'deki maske üretiminde kullanılan malzemeler hızla tükeniyor. Bölgede yalnızca iki adet 3D tarayıcı bulunuyor ve bu tarayıcıların yedek parçalarının dahi İsrail makamları tarafından engellendiği belirtiliyor. MSF, uluslararası toplumu ve ilgili yetkilileri, ‘Temel tıbbi malzemelerin, ekipmanların ve yedek parçaların Gazze'ye girişine acil olarak izin verilmesi’ için harekete geçmeye çağrı yapıyor. Bu çağrı, insani yardımın aksamasını engelleyerek, Gazze'deki sivillerin hayatlarını kurtarmak ve iyileşme süreçlerini desteklemek açısından hayati önem taşıyor.