Tunceli’nin derinlerinde başlayan, genç bir öğrencinin kayboluşuyla başlayan karmaşık bir perde şimdi daha da kalınlaşıyor. Munzur Üniversitesi’nde okuyan 21 yaşındaki Gülistan Doku’nun 5 yıldır devam eden kayıp vakası, yeni ortaya çıkan delillerle adeta bir labirete dönüşmüş durumda. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, hastane kayıtlarının silinmesi iddialarıyla birlikte, kamuoyunda büyük bir merak ve endişe yaratıyor.
Soruşturmanın merkez üssü olan Tunceli Devlet Hastanesi, olayın perde arkasında önemli bir rol oynuyor. Hastane kayıtlarının dijital sistemden kasıtlı olarak silinmesi, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirmiş durumda. Bilgisayar kayıtlarında, Gülistan Doku’nun “gebelik ve kalp sesi ölçümü” gibi muayenelerinin yer aldığı tespit edilmiş, bu verilerin kim tarafından silindiğinin araştırılması talep edilmiş. Bu durum, olayın sadece bir kayıp olmaktan çıkıp, daha büyük bir suç örgütünün parçası olma ihtimalini güçlendiriyor.
Soruşturma, şüpheli sayısını 11’e yükseltirken, dönemin önemli isimlerini de içine alıyor. Vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, Abakarov’un annesi Cemile Yücer, eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Valinin koruma polisi Şükrü Eroğlu, SIM kart verilerini sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ve dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, tutuklamalarla birlikte soruşturmanın odak noktası haline geldi. ABD’de bulunan Umut Altaş’ın ise kırmızı bültenle aranması, soruşturmanın uluslararası boyut kazanmasına neden oluyor.
Gizli tanık “Şubat” kod adlı bir isim, soruşturmanın en şok edici gelişmelerinden biri oldu. Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş’ın Gülistan Doku’yu öldürdüğünü, cesedinin Koruma Polisi Şükrü Eroğlu tarafından Pertek ilçesindeki Koçpınar köyü mezarlığına gömüldüğünü iddia etti. Bu iddia üzerine yapılan yer altı görüntüleme cihazlarıyla (YGC) taramalarda, bir kişinin gömülüp sonradan çıkarıldığına dair izler tespit edildi. Ancak kazıda kemik parçası bulunamadı. Bu durum, soruşturmanın karmaşıklığını ve delillerin yanıltıcı olabileceği ihtimalini daha da artırıyor. Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamaları, soruşturmanın tüm yönleriyle yeniden ele alınacağını ve hiçbir şüphenin göz ardı edilmeyeceğini vurguluyor. Tunceli Adliyesi önünde toplanan aile, adalete güvendiğini belirtirken, olayın ardındaki gerçeğin bir gün açığa çıkması için sabırla bekliyor.