Tunceli'nin derinlerinde, 5 yıl önce ortadan kaybolan Gülistan Doku vakası, adalet arayışının en uzun ve karmaşık örneklerinden biri olarak tarihe geçmişti. Şimdi, yeni bulgular ve çığır açan ifadelerle, bu travmatik süreç yeniden aydınlanma umuduyla yeni bir yöne evriliyor. Cumhuriyet Savcılığı'nın titizlikle yürüttüğü soruşturma, adeta bir labirent gibi ilerlerken, olayın ardındaki perdeyi yırtma ve sorumluların hesap vermesini sağlama hedefiyle güçleniyor.

Soruşturmanın merkezinde, Gülistan Doku'nun kaybolmadan kısa süre önce Tunceli Devlet Hastanesi'ne yaptığı ziyaret yer alıyor. Hastanenin bilgi yönetim sistemindeki kayıtların, birileri tarafından kasıtlı olarak silinmesi, olayın gizemini daha da artırmıştı. Savcılığın bilirkişi raporlarına yansıyan bilgiler, Doku'nun muayene edildiği ve “gebelik ve kalp sesi ölçümü” gibi tıbbi detayların kaydedildiği kayıtların, kim tarafından silindiğinin araştırılması gerektiğini ortaya koymuştu. Bu durum, soruşturmanın merkezine yerel yöneticileri ve güvenlik güçlerini dahil etme sürecini hızlandırmıştı.

Soruşturmanın gidişatını tamamen değiştiren kritik bir gelişme ise