Kahramanmaraş’ın Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan trajik olay, eğitim camiasını ve toplumun genelini derinden sarsmıştı. Saldırgan İsa Aras Mersinli’nin, 8 öğrenci ve bir öğretmeni hayatını feda etmesine neden olan olay, aynı zamanda şüpheli bir çocuğun, saldırıyı önceden planlamış olmasının yankı uyandırmıştı. Olayın ardından, okul çevresi çiçek ve notlarla dolup taştı, ancak en dikkat çekici detay, saldırının ardındaki karanlığı gözler önüne seren bir okul formasıydı: “Hocam 23 Nisan’da forma giyecek miyiz?”

Olayın tanığı olan G.İ., saldırganın uzun süredir yaşadığı psikolojik sorunları ve tuhaf davranışlarını aktardı. Derslerde kalemle elini ve kolunu deştiği, sınıfın sessizliğinde ağladığı, İngilizce derslerinde beklenmedik şekilde uyuduğu ve hatta İstiklal Marşı sırasında bayıldığı bilgisini paylaştı. Şüpheli İsa Aras Mersinli’nin, arkadaşlarına saldırı planını önceden söylediği ve onların bu sözlere gülüp dalga geçtiği öğrenildi. G.İ., saldırganın zihninin içinde kurduğu karmaşık ve anlaşılmaz dünyayı, “Şizofren gibi bir şeydi, kendi kafasında kuruyordu” şeklinde tanımladı. Saldırının gerçekleştiği günlerde, saldırganın çantasını sürekli arayan eski müdür yardımcısının, çocuğun psikolojisiyle oynadığını iddia ettiği ortaya çıktı.

Olayın ardından, saldırganın arkadaşlarının ifadeleri, olayın karmaşıklığını daha da derinleştirdi. G.İ., saldırganın sınıftaki diğer öğrencilerle iletişim kurmakta zorlandığını, sadece rehberlik hocasıyla konuştuğunu ve “Seni Ejder Hoca çağırıyor” diyerek kendisini diğerlerinden farklı tuttuğunu aktardı. Ayrıca, saldırganın derslerde semboller çizerek sıra düzenini belirlediğini, belirli öğrencileri numaralandırıp, onlara saldırmayı planladığını ifade etti. Şüpheli çocuğun, “Korkaktı. Bizde mesela koca koca çocuklar var. Zaten böyle sıkıntıları olan çocuklar kendinden aşağı gördüklerine saldırır” şeklinde ifadeleri, olayın ardındaki psikolojik faktörleri gözler önüne serdi.

Olay, aynı zamanda Isparta’da yaşanan başka bir intihar vakasıyla da bir araya geldi. 32 yaşındaki Süleyman Emre Elma, kuzeni D.Ç.’yle yaşanan bir tartışmanın ardından hayatına son vermişti. Bu trajik olay, Kahramanmaraş’taki saldırının ardından, ruh sağlığı sorunlarının ve sosyal destek ihtiyacının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatarak, toplumun acil olarak bu konuda harekete geçmesi gerektiğini gösterdi.”}çıkartması. Olayın ardından ziyaret edilen okulda, hayatını kaybedenlerin isimlerinin de yer aldığı notlar, acı ve üzüntünün somut bir ifadesi olarak dikkat çekti. Bu trajik olayın ardından, toplumun farklı kesimleri, saldırının ardındaki nedenleri anlamaya ve benzer olayların önüne geçmek için önleyici tedbirler almaya çalışıyor.