Yalova'nın sessiz sokaklarında yaşanan, müzik dünyasını derinden sarsan trajedi, yılanı karıştırma eylemiyle sonuçlanma tehlikesi taşıyan karmaşık bir ağılla örtülüyordu. 26 Eylül 2025'te Harmanlar Mahallesi'ndeki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Gül Tut (52), olay sonrası ortaya çıkan son görüntüler ve delillerle beraber, şüphelilerin yargı önüne çıkarılma sürecine girdi. Olayın ardındaki perdeyi aralamak için yürütülen kapsamlı soruşturma, sanıkların itiraf ve tanık ifadeleriyle birlikte yeni bir boyut kazanıyordu.
Soruşturmanın ilk aşamalarında, olay gecesi evde bulunan Tuğyan Ülkem Gülter (28) ve Sultan Nur Ulu (25) gözaltına alınmıştı. Sanık Gül Tut'un, 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşmesi, kafatası ve omur kırıkları, iç organ ve büyük damar yaralanmalarına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybetmesi, toksikoloji raporları ile teyit edilmişti. Ancak, olay sonrası ortaya çıkan kamera kayıtları ve tanık ifadeleri, olayın basit bir kaza olmadığını, önceden planlanmış bir eylem olduğunu düşündürüyor. Özellikle, 'Malkata' adlı roman havasının o gece çalınması, olayla ilgili şüphelilerin planlarının bir parçası olduğunu gösteriyordu.
İstanbul Teknik Üniversitesi'nin hazırladığı bilirkişi raporu, düşme anına ait kamera kayıtlarını detaylı bir şekilde incelemiş ve düşmeden hemen önce genç bir kadın sesi tarafından duyulan “Hadi görüşürüz” ifadesini vurgulamıştı. Bu ifade, tanıkların itirafıyla örtüşürken, sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in bu sözleri sarf ettiği tespit edilmişti. Ayrıca, soruşturmanın ilk aşamalarında Güllü'nün alkollü olduğu yönünde iddialarda bulunan Sultan Nur Ulu'nun, daha sonra verdiği ifadede olayın farklı bir şekilde gerçekleştiğini anlatması, sanığın yalan tanıklık suçuna karıştığını işaret ediyordu. Tanığın avukatıyla yaptığı telefon görüşmesinde ise, olayın detaylarını saklamak ve savcılığa gerçekleri anlatmamak istediği tespit edilmişti.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendirmesi sonucunda, sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğü kanaatine varılmıştı. İddianamede, sanık Gül Tut'un, ‘Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor. Ayrıca, sanık Sultan Nur Ulu'nun ise ‘Yalan tanıklık’ suçundan 4 yıla kadar hapsi istiyor. Sanıkların yargılaması önümüzdeki günlerde başlayacak ve olayın ardındaki gerçeğin açığa çıkarılması için kapsamlı bir inceleme sürecinin başlatılması bekleniyor.