İstanbul’da devam eden İmamoğlu iştirakler soruşturması, dün Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu sanık Ertan Yıldız’ın mahkemeye sunulan savunmasıyla önemli bir dönüm noktasını yaşadı. Savunmasında Yıldız, İmamoğlu ile olan geçmişini, şirket yönetimindeki değişimleri ve İSTAÇ ile İSFALT arasındaki anlaşmalar gibi kritik konulara değinerek davanın akışına yeni bir boyut getirdi.

Savunmasına, “Bana geçen sürede, ‘Yalan söyler, kaçar, pişmancık.’ dediler. Karşınızday gördüğünüz gibi kaçmadım. Hakikatleri söylemek için buradayım.” şeklinde başlayan Yıldız, Ekrem İmamoğlu ile 2014 seçim kampanyası döneminde tanışmalarını, İmamoğlu’nun kendisine İBB Başkanı olduğunda şirketlerdeki uzmanlığını kullanmak istediğini ve bu teklife olumlu yanıt verdiğini aktardı. Yıldız, 2019’da resmi danışman olarak atandığını ve şirketin zarardaki durumunu düzeltmek için çalıştığını belirterek, “Yönetim anlayışında ciddi değişiklikler oldu. Kalsaydım ya farklı bir sistemin içerisinde olmam gerekiyordu ya da bırakmam gerekiyordu, ben de bıraktım” diyerek ayrılma nedenini açıkladı.

Daha sonra savunmasına, İmamoğlu’nun kendisine danışman Fatih Keleş aracılığıyla ulaştığını ve Keleş’in “Para işleriyle yorulduk, Ertan bu işlerle ilgilsin” dediğini aktardı. Yıldız, Keleş’in ve İmamoğlu’nun kendisini sistemin içine sokmak istediğini, ancak bu teklifi reddettiğini vurguladı. Savunmasının ilerleyen kısımlarında, sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun sisteme dahil olmasıyla İmamoğlu ve aralarındaki ilişkilerde gerginliğin başladığını, Gülibrahimoğlu’nun kendisini olumsuz değerlendirdiğini ve Fatih Keleş’i etkilediğini ifade etti. Gülibrahimoğlu’nun iştirak şirketlerden birini zarara yol açacak şekilde teklif etmesi ve İmamoğlu’nun “Gülibrahimoğlu nasıl istiyorsa öyle olacak” demesiyle birlikte, İmamoğlu’nun kendisini genel müdürlerin önünde ezdiğini savundu.

Yıldız, Cebeci bölgesindeki taş ocak faaliyetleri ve İSTAÇ’ın yaşadığı zararlarla ilgili de detaylı açıklamalar yaptı. Bölgede yıllardır devam eden ve çevreye zarar veren hafriyat faaliyetlerinin, belediye tarafından gerekli izinlerin verildiği ve her gün yaklaşık 5 bin tırın hafriyat döktüğü bir alan haline geldiğini, bunun İSTAÇ’ın faaliyetlerine zarar verdiğini ve 400 milyon liralık zarara yol açtığını iddia etti. Ayrıca, İSFALT ile yapılan anlaşmalar ve bu anlaşmaların sonuçlarını da değerlendirerek, projenin ilerleyişi ve çevre üzerindeki etkileri hakkında önemli bilgiler paylaştı.