Son dakika gelişen olaylarla, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail hükümetinin Batı Şeria'daki politikalarını şiddetle kınadı. Çelik, bu eylemlerin, Filistin halkının geleceğini karan ve uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğini vurguladı. Netanyahu liderliğindeki rejimin, Gazze'deki benzer uygulamaları tekrarlama potansiyelini de göz önünde bulundurarak, acil ve kararlı bir duruş sergilemesi gerektiğinin altını çizdi.
Sözcü, Netanyahu şebekesinin Batı Şeria'yı 'Gazzeleştirme'ye dönük bir soykırım politikasıyla meşgul olduğunu, bu durumun, bölgedeki istikrarı daha da tehdit ettiğini belirtti. Çelik, bu tür eylemlere karşı uluslararası toplumun ortak ve somut adımlar atmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Özellikle, BM'nin bu konuda daha aktif rol oynaması gerektiği vurgulandı. Bu durum, uluslararası hukuk ve insan hakları ilkelerine açık bir meydan okumadır.
Ömer Çelik, İsrail'in Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim yerlerini genişletme çabalarının, Filistinlileri vatansız bırakma amacını taşıdığını ve bu yaklaşımın 'mekansal soykırım' olarak tanımlanması gerektiğini savundu. 'Yerleşim' ve 'yerleşimci' gibi kavramların, mevcut durumu daha da karmaşıklaştırdığını ve gerçek sorunların üzerindeki örtüklüğü sağladığını belirterek, işgalcilik, hırsızlık ve soykırımcı şiddet terimlerini kullanarak, Netanyahu hükümetinin eylemlerinin vahşaliğini gözler önüne serdi. E1 planı gibi adımların, iki devletli çözüm olasılığını tamamen ortadan kaldıracak bir strateji olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanımızın, yıllardır BM'de ve diğer platformlarda İsrail'in sınırlarını sorgulaması, bu işgalciliğe dikkat çekme ve uluslararası toplumun farkındalığını artırma çabasının bir parçasıdır. İsrail'in uluslararası toplumun kurallarını görmezden gelmesi, sadece Gazze ve Batı Şeria'yı değil, tüm insanlığı ve uluslararası düzeni tehdit etmektedir. Bu nedenle, 'Hırsızlık ve Soykırımcılığa Karşı Duruş' çağrısı, tüm taraflar tarafından şiddetle desteklenmelidir. Ortak ve somut adımlar, barış ve güvenli bir geleceğin anahtarıdır.